AVRUPADAN Youtube Video
İsviçre’de veri merkezi protestosu başladı
Yapay zekâ ve veri merkezlerine karşı çıkan Aufstände der Allmende grubu, Zürih kantonunda bir haftalık protesto kampı kurdu.
İsviçre’de yapay zekâ yatırımlarıyla birlikte veri merkezi sayısı hızla artıyor. Ülkedeki veri merkezlerinin kesin sayısı bilinmiyor. Ancak tahminlere göre İsviçre’de yaklaşık 120 veri merkezi bulunuyor. Bu sayı, kişi başına düşen veri merkezi yoğunluğu açısından İsviçre’yi Avrupa’nın önde gelen ülkelerinden biri hâline getiriyor.
Bu büyümeye karşı tepkiler de yükseliyor. Aufstände der Allmende adlı grup, Zürih kantonuna bağlı Benken’de bir haftalık protesto kampı başlattı. “Yapay zekâyı kısa devre yaptırın” sloganıyla düzenlenen kampa onlarca kişinin katıldığı bildirildi.
Grup, perşembe günü yaptığı açıklamada İsviçre’nin şu anda yapay zekâ heyecanı içinde olduğunu ve kendisini büyük teknoloji şirketleri için merkez hâline getirmeye çalıştığını savundu.
Hedefte veri merkezleri var
Protestocuların hedefinde özellikle Stack Infrastructure şirketinin Schaffhausen kantonuna bağlı Beringen’de inşa ettiği veri merkezi bulunuyor. Gruba göre bu tesis, kantonun elektrik tüketimini neredeyse iki katına çıkarabilir.
Aufstände der Allmende, veri merkezlerinin yalnızca elektrik değil, soğutma için büyük miktarda su da tükettiğini belirtiyor. Grup, projenin kuraklıkla mücadele eden Klettgau bölgesi için ek risk yaratacağını savunuyor.
Hareket, ayrıca bölgedeki tarımın da iklim değişikliği ve kuraklık nedeniyle baskı altında olduğunu öne sürüyor.
‘Yapay zekâ iklim krizini hızlandırıyor’
Gruba göre yapay zekâ altyapısı önümüzdeki yıllarda çok büyük miktarda enerji ve su tüketecek. Bu nedenle veri merkezleri, iklim krizi tartışmasının yeni başlıklarından biri hâline geliyor.
Aufstände der Allmende, 2030’a kadar veri merkezlerinin İsviçre’deki elektrik tüketiminin yüzde 10 ila 15’ini oluşturabileceğini iddia ediyor.
Grubun Sözcüsü Jannis Baumer, “Biz sıcaktan bunalırken veri merkezleri suyumuzu tüketiyor ve enerji kullanımıyla iklim krizini daha da körüklüyor” dedi.
Nükleer enerji tartışması da gündemde
Protesto kampının yapıldığı Benken, geçmişte nükleer atık deposu tartışmalarıyla da gündeme gelmişti. İsviçre Parlamentosu kısa süre önce yeni nükleer santral yasağını kaldırmıştı.
Grup, veri merkezlerinin artan enerji ihtiyacının ileride yeni nükleer santrallerle karşılanabileceğinden endişe ediyor. Bu nedenle kamp, yalnızca yapay zekâya değil, büyük teknoloji şirketleri, enerji politikası ve doğal kaynakların kullanımı konularına da karşı çıkış niteliği taşıyor.
Grup kendisini sol ve antikapitalist görüyor
Aufstände der Allmende 2025 yılında ilk kez dikkat çekmişti. Grup o dönem A1 otoyolundaki bir şantiyeye bitki dikmiş ve Bern’de bir ormanı işgal ederek yol projesini protesto etmişti.
Allmende kavramı, kimsenin özel mülkü olmayan ve herkesin ortak kullanımına açık alan anlamına geliyor. Hareket, toprak ve su gibi doğal kaynakların adil kullanımı gerektiğini savunuyor. Grup kendisini açık biçimde sol, antikapitalist ve Zapatistalar geleneğine yakın bir çizgide tanımlıyor.
Hareketin iklim grevi çevreleriyle de bağlantısı bulunuyor. Bağışların Basel İklim Grevi hesabı üzerinden toplandığı belirtiliyor.
Sert eylem tartışması güvenlik endişesi yarattı
Kamp 2-9 Temmuz arasında sürecek. Grup, amaçlarının yerel halkla temas kurmak, veri merkezlerine karşı direnişi büyütmek ve büyük teknoloji şirketlerine yönelik eleştiriyi İsviçre’ye taşımak olduğunu bildiriyor.
Ancak grubun eylem anlayışı güvenlik tartışmalarına da yol açtı. Aufstände der Allmende, hedeflerine ulaşmak için mevcut tüm araçları meşru gördüğünü belirtiyor. Bu ifade, veri merkezlerine ve teknik altyapılara yönelik olası sabotaj endişelerini artırıyor.
İsviçre Federal İstihbarat Servisi’nin son durum raporunda, ideolojik motivasyonlu grupların sabotaj eylemlerine başvurabildiği vurgulandı. Raporda, şiddete eğilimli sol aşırılıkçı çevrelerin kapitalizme karşı mücadelede şiddeti uygun bir araç olarak gördüğü belirtildi. İsviçre’de ve yurt dışında şirketlere ve teknik altyapılara yönelik sabotajların daha önce de yaşandığı, yenilerinin ise olası görüldüğü ifade edildi.
Federal İstihbarat Servisi, Aufstände der Allmende hakkında güvenlik gerekçesiyle yorum yapmadı. Bu nedenle grubun resmî izleme listesinde yer alıp almadığı bilinmiyor.
Yüz kapatma yasağı da gündemde
Kamp programında karma dövüş sanatları üzerinden öz savunma eğitimi ve eylemlerde kimliği gizlemeye yönelik bir atölye de yer alıyor. Bu başlık, İsviçre’de 2025’ten beri yürürlükte olan kamusal alanlarda yüz kapatma yasağı nedeniyle ayrıca tartışma yarattı.
Benken’deki kamp, İsviçre’de yapay zekâ altyapısı, veri merkezleri, enerji tüketimi ve iklim krizi tartışmalarını aynı başlık altında topladı. Tartışmanın merkezinde ise şu soru var: Dijital dönüşümün bedelini doğa, yerel halk ve kamu kaynakları mı ödeyecek?
Geri Dön 03 Temmuz 2026 Cuma Önceki Yazılar