AVRUPADAN Youtube Video
İsviçre’de iltica başvuruları düştü ama uyarılar var
İsviçre’de iltica başvuruları ikinci yıl üst üste azalırken, uzman Kristof Bender bu düşüşün kırılgan olduğunu ve hızla tersine dönebileceğini söyledi.
İsviçre’de iltica başvurularında düşüş sürüyor. 2025’te başvuru sayısı bir önceki yıla göre yaklaşık yüzde 7 azaldı. Bu yıl da rakamlar ay ay düşüyor ve tahminlerin altında kalıyor.
Bu nedenle federal yönetim, iltica merkezlerindeki kapasiteyi azaltmaya başladı. Bazı federal iltica merkezlerinin geçici olarak kapatılması planlanıyor.
Ancak göç uzmanı Kristof Bender’e göre bu rahatlama kalıcı olmayabilir. Bender, İsviçre’deki mevcut tablonun büyük ölçüde ülkenin kendi politikalarından değil, Avrupa çevresindeki gelişmelerden kaynaklandığını söylüyor.
Başvurular neden azalıyor?
Bender’e göre düşüşün ana nedeni, İsviçre ve diğer Avrupa hükûmetlerinin doğrudan etkileyemediği dış faktörler. Aralık 2024’te Esad’ın düşmesinin ardından Suriye’den ayrılanların sayısı ciddi biçimde azaldı.
Türkiye’den de yüz binlerce kişinin Suriye’ye döndüğü belirtiliyor. Bazı Suriyeliler ise beklemeyi tercih ediyor ancak ülkelerine yakın kalmak istiyor.
Afganistan’dan kaçmanın şu anda neredeyse imkânsız olduğunu belirten Bender, Gazze için de benzer bir durumun geçerli olduğunu söyledi. İran’dan kaçışların da savaşa rağmen şu ana kadar belirgin biçimde artmadığını ifade etti.
‘Kalıcı dönüşüm değil, anlık rahatlama’
Bender, İsviçre’deki düşüşün bir eğilim değişimi olarak görülmemesi gerektiğini vurguladı. Avusturya gibi bazı ülkelerde başvuruların İsviçre’ye göre daha sert düştüğünü hatırlattı.
Ancak ona göre ne Avusturya ne de İsviçre, yeni kaçış dalgaları yaşanması hâlinde iltica başvurularını kalıcı biçimde düşük tutacak yapısal adımlar attı.
Bender, Avrupa’nın çevresindeki durumun yeniden değişebileceğini belirterek, “Mevcut rahatlama kırılgan” uyarısında bulundu.
Yeni göç dalgaları nereden gelebilir?
Göç uzmanına göre Avrupa çevresinde çok sayıda kriz başlığı var. Gazze, Lübnan, İran, Libya ve Ukrayna bunların başında geliyor.
Irak ve Suriye’deki durumun da istikrarlı olmaktan uzak olduğunu belirten Bender, bu bölgelerin ileride yeni kaçış hareketlerine yol açabileceğini söyledi.
Ancak bu gelişmelerin İsviçre’deki iltica başvurularına nasıl yansıyacağını şimdiden öngörmek mümkün değil.
İltica nüfus artışında sınırlı rol oynuyor
Bender, iltica başvurularının İsviçre’deki nüfus artışında sanıldığından daha küçük bir paya sahip olduğunu belirtti.
Ona göre sığınmacılar, düzenli göçle gelen kişilere kıyasla daha görünür. Akdeniz’de teknelerde bekleyen ya da sınırlardan geçmeye çalışan insanların görüntüleri kamuoyunda daha fazla yer ediyor.
Ancak İsviçre’deki yabancı nüfusun büyük bölümü farklı bir kaynaktan geliyor. Ülkedeki 2,5 milyon yabancının yaklaşık üçte ikisi AB ülkelerinden. Bu grupta özellikle İtalyanlar, Almanlar, Portekizliler ve Fransızlar öne çıkıyor.
‘10 milyon İsviçre’ girişimi neyi değiştirir?
Bender’e göre ‘10 milyon İsviçre’ girişiminin kabul edilmesi, kısa vadede iltica başvurularını fazla etkilemez. Çünkü nüfus artışında asıl belirleyici unsur iltica değil, AB ülkelerinden ve üçüncü ülkelerden gelen düzenli göç.
Uzman, son seçenek olarak AB ile serbest dolaşım anlaşmasının feshedilmesinin ise İsviçre açısından ağır sonuçlar doğurabileceğini söyledi. Böyle bir adımın ekonomik ve siyasi etkilerinin ciddi biçimde olumsuz olacağını belirtti.
Çözüm güvenli üçüncü ülke anlaşmaları mı?
Bender’e göre İsviçre’nin küresel kaçış hareketlerine karşı tek başına kalıcı bir güvence oluşturması zor. Düzensiz gelişleri, yürürlükteki hukuk ve uluslararası sözleşmelerle uyumlu biçimde kontrol etmenin yolu, güvenli üçüncü ülkelerle yapılacak ortaklıklardan geçiyor.
Bu tür anlaşmaların düzensiz göç için teşvikleri azaltabileceğini belirten Bender, İsviçre’nin benzer düşünen AB ülkeleriyle gayriresmî bir grup kurabileceğini söyledi.
Bu grubun, güvenli üçüncü ülkelerle anlaşmalar yapıp bunları uygulamaya koyabileceğini ifade etti.
Geri Dön 25 Mayıs 2026 Pazartesi Önceki Yazılar