AVRUPADAN Youtube Video
İsviçre kentleri konut krizine mülk alarak yanıt arıyor
İsviçre’de büyük kentler, artan kira baskısına karşı daha fazla konut satın alıyor. Ancak bu politika piyasa dengesi ve maliyetler nedeniyle tartışma yaratıyor.
İsviçre’de büyük kentler, konut krizine karşı daha fazla doğrudan müdahale etmeye başladı. Basel-Stadt’ın 600 daire satın alma kararı, devletin emlak piyasasındaki rolünü yeniden tartışmaya açtı.
Sol çevreler, kamu eliyle arsa ve konut alımını konut sıkıntısına karşı gerekli bir araç olarak görüyor. Muhalifler ise devletin piyasada güçlü bir aktöre dönüşmesinin özel sektörle rekabeti bozabileceğini savunuyor.
Zürih kantonunda 2025 sonunda seçmenler, belediyelere ön alım hakkı tanınmasını reddetmişti. Bu karar özellikle Zürih kenti ve Winterthur için kayıp olarak görülmüştü. Her iki kent yönetimi de düzenlemeye destek vermişti.
Basel 600 daire alıyor
Basel-Stadt yönetimi, Kleinbasel’deki Im Surinam ve Horburg alanlarında yer alan 600 daireyi satın alma kararı aldı. Satışın, UBS yatırım vakfına bağlı bir yapıdan üç haneli milyon franklık bedelle yapılacağı belirtildi.
Kanton hükûmetinin mesajı açık; devlet, uygun fiyatlı konut arzını güvence altına almak istiyor.
Basel’de yeni alımla birlikte bile konutların yalnızca yüzde 15’i uygun fiyatlı kabul ediliyor. Parlamento, hükûmete 2050’ye kadar bu oranı en az yüzde 25’e çıkarma görevi vermişti.
Ancak karar sağ ve liberal çevrelerde tepki topladı. Eleştirilere göre devletin konut piyasasına bu ölçüde girmesi piyasa dengelerini bozuyor.
Basel yönetimi ise satın alınan konutların uzun vadede konut kooperatiflerine devredileceğini açıkladı. Ancak bu devir en erken 2029’da yapılabilecek.
Zürih kamu konutunda önde
İsviçre’nin en büyük kenti Zürih, kamuya ait konut varlığı açısından ülkenin en güçlü örneklerinden biri. Kent yönetimi 10 binden fazla daireyi yönetiyor. Ayrıca 4 konut vakfı üzerinden 4 bin 500 ek konuta sahip.
Bu tablo, Zürih’i kamu eliyle yönetilen en büyük emlak sahiplerinden biri hâline getiriyor.
Zürih seçmenleri 2011’de, kâr amacı gütmeyen konutların oranının 2050’ye kadar üçte bire çıkarılmasına karar vermişti. Bugün bu oran yaklaşık yüzde 27 seviyesinde.
Winterthur’da da benzer bir yönelim var. Seçmenler 2024 sonunda, kentin 2040’a kadar her yıl 120 kâr amacı gütmeyen konut yapılmasını mümkün kılmasına karar verdi. Kent yönetimi bunun için bir konut fonu kurmak istiyor.
Zürih kantonunda kira tartışmaları sandığa da yansıyor. 14 Haziran’da seçmenler, kira tavanı, kat mülkiyeti kotası ve Yeşillerin kanton düzeyinde konut vakfı modeli önerisi dahil 3 ayrı düzenleme için oy kullanacak.
Lozan örnek mi, uyarı mı?
Vaud kantonunda belediyelere ön alım hakkı 2020’den beri uygulanıyor. Lozan yönetimi bu hakkı bugüne kadar 15 kez kullandı.
Şehirde şu anda 700’den fazla konut belediyenin elinde bulunuyor. Bunların 330’u yeni tanınan ön alım hakkı sayesinde alındı. Basel’de olduğu gibi Lozan’da da hedef, bu konutların uzun vadede kooperatiflere devredilmesi.
Bu model Zürih’teki tartışmalarda hem örnek hem de sorunlu vaka olarak gösterildi.
Destekleyenlere göre Lozan, özel yatırımcılar devreye girmeden uygun fiyatlı konutları koruyabiliyor. Karşı çıkanlara göre ise sistem bir kısır döngü yaratıyor.
NZZ’nin aktardığına göre, Lozan yönetimi satın aldığı konutları kooperatiflere devretmekte zorlanıyor. Çünkü birçok arsa ve bina kooperatifler için fazla pahalı kalıyor. Bu nedenle bazı mülkler yeterince yenilenemiyor, ek konut üretimi de sınırlı kalıyor. Eleştirenler, bu yüzden kira fiyatlarının yine yükselmeye devam ettiğini savunuyor.
Luzern de aynı yolu deneyebilir
Eleştirilere rağmen Lozan modeli başka kentlerde de gündemde. Luzern’de 14 Haziran’da SP’nin ön alım hakkı girişimi oylanacak.
Girişim, çok daireli konutlar ve büyük konut projeleri için belediyeye ön alım hakkı tanınmasını öngörüyor. Düzenleme, boş konut oranının yüzde 1,5’in altında olduğu dönemlerde geçerli olacak.
Luzern’de bu oran 20 yılı aşkın süredir yüzde 1,5’in üzerine çıkmadı. Bu da ön alım hakkının fiilen sürekli uygulanabileceği anlamına geliyor.
Aynı gün Luzern seçmenleri bir başka konut önerisini de oylayacak. Bu öneri, kentte yaklaşık 500 uygun fiyatlı konut inşa edecek bir konut vakfı kurulmasını hedefliyor.
Kriz çözülür mü, derinleşir mi?
İsviçre’de kentlerin daha fazla konut satın alması, kiraların yükseldiği ve uygun fiyatlı konutun azaldığı bir dönemde yeni bir politika arayışı olarak öne çıkıyor.
Savunanlara göre kamu mülkiyeti, konutları spekülasyondan koruyabilir ve uzun vadeli uygun kira sağlayabilir. Eleştirenlere göre ise belediyelerin piyasaya büyük alıcı olarak girmesi fiyatları daha da yükseltebilir, özel yatırımı zorlaştırabilir ve kamu bütçesine ağır yük getirebilir.
Bu nedenle İsviçre’de konut tartışması artık yalnızca kiralar üzerinden değil, kentlerin emlak piyasasında ne kadar büyük bir aktör olması gerektiği sorusu üzerinden de sürüyor.
Geri Dön 07 Haziran 2026 Pazar Önceki Yazılar