AVRUPADAN Youtube Video
Kadınların stres yükü büyüyor
Hollanda’da strese bağlı iş göremezlik son 5 yılda yüzde 43 arttı. Kadınlar, özellikle 25-45 yaş arasında, erkeklerden iki kat fazla izin aldı.
Hollanda’da strese bağlı hastalık izinleri son yıllarda sert biçimde arttı. Yeni verilere göre son 5 yılda bu nedenle alınan izinlerde yüzde 43 artış yaşandı. Özellikle 25-45 yaş arası kadınların bu tablodan daha ağır etkilendiği belirtildi.
Geçen yılın verileri, kadınların strese bağlı nedenlerle erkeklerin iki katı kadar hastalık izni kullandığını gösterdi. Strese bağlı olarak işten uzak kalan çalışanların ortalama 8 ila 10 ay işe dönemediği aktarıldı.
En ağır yük 25-45 yaş arasında
Gelişim psikoloğu Lianne Hulsbosch, bu sonucun şaşırtıcı olmadığını söyledi. Hulsbosch, “Bu dönem birçok kadının hamile kaldığı ve doğum yaptığı dönem. Hayat o sırada altüst oluyor” dedi.
Hulsbosch, birçok kadının zorlandığında yardım istemekten çekindiğini de belirtti. Uzmanlara göre hormonal değişimler de bu tabloda etkili oluyor. Hamileliğin yanı sıra regl dönemi ve daha sonra menopoz da kadınların yaşadığı yükü artırıyor.
İş arttı, evdeki yük azalmadı
Uzmanlar, kadınların yalnızca işyerindeki baskıyla değil, ev içindeki görünmeyen emekle de baş etmeye çalıştığına dikkat çekti. Hulsbosch, “Kadınlar çok fazla yük üstlendi. Daha fazla çalışmaya başladılar ama evde yaptıkları iş pek azalmadı” dedi.
Bu durum, ücretli emek ile bakım emeğinin aynı kişiler üzerinde birikmeye devam ettiğini gösteriyor. İşyerinde performans baskısı sürerken, evdeki sorumlulukların doğal bir görev gibi görülmesi, birçok kadın için dinlenme alanını da daraltıyor.
Sağlık ve eğitimde baskı daha büyük
Birçok kadın, personel açığının yaşandığı sağlık ve eğitim gibi alanlarda çalışıyor. Bu alanlarda çalışanların yerini doldurmak daha zor olduğu için, izin almak ya da erken çıkmak da daha güç hâle geliyor.
Uzmanlar, başkalarının kendilerine bağımlı olduğu işlerde çalışan kadınların, bu nedenle kendi sınırlarını daha fazla zorlayabildiğini belirtti. Yani sorun bireysel dayanıklılık değil; işin örgütlenme biçimi de insanları tükenme noktasına itiyor.
“Kadın sağlığı işyerinde kör nokta”
HumanCapitalCare Tıbbi İşler Direktörü Iris Homeijer, kadın sağlığının işyerlerinde hâlâ bir kör nokta olduğunu söyledi. Homeijer, “Zihinsel yük ve hormonal dalgalanmalara bağlı şikâyetler hâlâ yeterince bildirilmiyor, görülmüyor ya da tanınmıyor” dedi.
Bu da birçok işyerinde sorunun ortaya çıktıktan sonra fark edildiğini, önleyici yaklaşımın ise zayıf kaldığını gösteriyor.
Çözüm sadece ofiste aranmayacak
Homeijer’e göre çözüm yalnızca işyeri politikalarında değil, ev içindeki iş bölümünde de aranmalı. Homeijer, “Bu aynı zamanda mutfak masasında da kapasite, beklentiler ve iş ile bakım emeğinin adil paylaşımı hakkında konuşmaya alan açmak demek” dedi.
Veriler, stresin sadece kişisel bir mesele olmadığını bir kez daha ortaya koyuyor. İşin, bakımın ve gündelik hayatın yükü eşit dağılmadığında, bunun bedelini en çok kadınlar ödüyor. Hollanda’daki tablo da bunu açık biçimde gösteriyor.
Geri Dön 29 Mart 2026 Pazar Önceki Yazılar