AVRUPADAN Youtube Video
İncelenen tüm sularda sınır aşıldı: Yüzücülere kimyasal kirlilik bilgisi verilmiyor
Hollanda’da yüzme alanlarının kimyasal kalitesi kötüleşiyor. 2024’te incelenen tüm sularda bazı kimyasalların sınır değerleri aştığı belirlendi.
Hollanda’da göl, nehir ve diğer açık yüzme alanlarının su kalitesine ilişkin araştırma dikkat çekici sonuçlar ortaya koydu. Natuur & Milieu ile Hollanda Ekoloji Enstitüsü’nün araştırmasına göre birçok yüzme alanında kimyasal maddeler belirlenen sınırların üzerinde bulunuyor.
NOS’un haberine göre araştırmacılar, 2015-2024 yılları arasında yüzlerce resmî yüzme alanındaki ölçümleri inceledi. Araştırmada takip edilen 122 kimyasal maddenin 35’inde sınır değerlerin aşıldığı tespit edildi.
2024’te incelenen tüm sularda sorun çıktı
Araştırmanın en dikkat çekici sonucu 2024 verilerinde görüldü. İncelenen yüzme alanlarının tamamında kimyasal su kalitesi standartlarını aşan maddeler bulundu.
Tablonun son on yılda kötüleştiği belirtildi. On yıl önce incelenen yüzme alanlarının yüzde 22’si kimyasal su kalitesi standartlarını karşılıyordu.
Araştırmacılara göre yüzme amacıyla kullanılan suların diğer yüzey sularından daha temiz olduğu veya kimyasal kirliliğe karşı daha iyi korunduğu da söylenemiyor.
Köpeklerin pire tasmalarında kullanılan madde de suda
Suda sık rastlanan maddelerden biri imidakloprid oldu. Bu böcek ilacı tarımda kullanımının yanı sıra köpekler için üretilen bazı pire ve kene ürünlerinde de bulunuyor.
Kirliliğin kaynağı bölgeye göre değişiyor. Kırsal alanlarda tarımda kullanılan pestisitlere daha sık rastlanırken kentlerde trafik ve sanayi kaynaklı kirleticiler öne çıkıyor.
Bazı maddeler yıllar önce yasaklanmış olmasına rağmen doğada çok yavaş parçalandığı için sularda kalmaya devam ediyor. PFAS maddeleri de bunların arasında bulunuyor.
Su “iyi” görünse bile kimyasal olarak kirli olabilir
Araştırmacılara göre önemli sorunlardan biri yüzme sularının nasıl değerlendirildiği.
Resmî yüzme alanlarındaki kontroller ağırlıklı olarak E. coli gibi bakteriler ile mavi-yeşil algler üzerine yoğunlaşıyor. Bu ölçümler, yüzücüler açısından kısa vadede ortaya çıkabilecek sağlık risklerini belirlemeyi amaçlıyor.
Ancak kimyasal kirleticiler aynı değerlendirmede yeterince görünür değil. Bu nedenle bir yüzme alanı resmî olarak iyi puan alırken aynı suda bazı kimyasal maddeler sınır değerlerin üzerinde bulunabiliyor.
Yüzücülere bilgi verilmiyor
Hollandalı yetkililer sulardaki kimyasal maddeleri ölçüyor. Ancak mevcut sistemde bu sonuçların yüzücülere bildirilmesi zorunlu değil.
Natuur & Milieu’dan Koenraad Backers, Avrupa Birliği Su Çerçeve Direktifi kapsamında Hollanda’nın söz konusu maddeleri belirlenen sınırların altında tutmak zorunda olduğunu belirtti.
Backers’a göre mevcut durumda Hollanda bu yükümlülüğü karşılayamıyor ve ülke 2027’de bu konuda Avrupa Birliği tarafından sorgulanacak.
Uzun vadeli sağlık riski uyarısı
Araştırmacılar, kimyasal maddelerin sınır değerlerini aşmasının yüzmeye giren bir kişinin doğrudan hastalanacağı anlamına gelmediğini özellikle vurguluyor.
Ancak yüzücüler zaman içinde sağlık açısından zararlı olabilecek maddelere maruz kalabiliyor. Tespit edilen bazı maddeler kanser, bağışıklık sisteminin zarar görmesi ve hormon sisteminin bozulması gibi sağlık sorunlarıyla ilişkilendiriliyor.
Buna rağmen yüzücüler açısından gerçek riskin ne kadar büyük olduğu mevcut araştırmayla belirlenemiyor. Risk, kişinin ne kadar maddeye ve ne kadar süreyle maruz kaldığına göre değişiyor.
İlaç kalıntıları ve PFAS atık suyla geliyor
Araştırmacılara göre kirliliğin kaynaklarından biri de atık sular. İlaç kalıntıları ve PFAS gibi maddeler arıtılmış atık sular üzerinden yüzey sularına ulaşabiliyor.
Sanayi tesislerine verilen bazı deşarj izinlerinin de eski olduğu belirtiliyor. Bu izinların, nehir ve göllerin kaldırabileceği kirlilik miktarını her zaman yeterince dikkate almadığı ifade ediliyor.
PAK adı verilen maddeler ise yanma süreçleriyle bağlantılı. Trafik ve sanayi bu maddelerin başlıca kaynakları arasında gösteriliyor.
Araştırmacılardan daha sıkı denetim çağrısı
Araştırmayı hazırlayan kurumlar, kimyasal kirliliğin yüzme suyu değerlendirmelerinde daha fazla dikkate alınmasını istiyor.
Mevcut sistemde kimyasal maddeler çoğunlukla özel bir gerekçe ortaya çıktığında daha ayrıntılı inceleniyor. Araştırmacılar ise düzenli ölçüm yapılmasını, kirlilik kaynaklarının bölge bölge tespit edilmesini ve sonuçların vatandaşlarla paylaşılmasını talep ediyor.
Uzmanlara göre Hollanda hangi bölgelerde hangi kirleticilerin bulunduğunu büyük ölçüde biliyor. Asıl sorun, bu kirliliği azaltacak önlemlerin yeterince hızlı hayata geçirilememesi.
Geri Dön 03 Eylül 2026 Perşembe Önceki Yazılar