AVRUPADAN Youtube Video
Çocuklara yönelik şiddetin boyutu belirsiz
Hollanda’da çocukların maruz kaldığı ev içi şiddete ilişkin güncel veri yok. Uzmanlar, gerçek tablonun resmî rakamların çok ötesinde olabileceğini söylüyor.
Hollanda’da çocuklara yönelik ev içi şiddetin gerçek boyutunun bilinmediği uyarısı yapılıyor. Uzmanlara göre ülkede bu konuda kapsamlı son araştırma 2017’de yapıldı. Aradan geçen yıllarda ise hem toplumsal koşullar değişti hem de destek sistemlerinin bugünkü ihtiyaca ne kadar cevap verdiği daha belirsiz hâle geldi.
2017’de yapılan çalışmaya göre ilkokul ve erken ortaokul çağındaki 90 bin ila 120 bin çocuk ev içi şiddete maruz kaldı. Bu tabloya fiziksel ve psikolojik şiddet, ihmal ve sürekli çatışmanın yaşandığı evlerde büyümek de dâhil. Uzmanlar, bu sayının muhtemelen tabanın en alt sınırını gösterdiğini düşünüyor. Ortalama olarak her sınıfta en az bir çocuğun bu durumdan etkilendiği tahmin ediliyor.
Uzmanlar yeni araştırma istiyor
Veilig Thuis adlı danışma ve ihbar merkezinden Judith Kuypers, son 10 yılda çok şeyin değiştiğini söylüyor. Ona göre artık çocukların bugün tam olarak ne yaşadığını, sorunun ne kadar büyüdüğünü ve destek mekanizmalarının neye göre kurulması gerektiğini yeniden ölçmek gerekiyor.
Kuypers, güncel veri olmadan yardım sistemlerinin sahadaki gerçek ihtiyacı karşılamama riski taşıdığını belirtiyor. Mevcut rakamların, kapalı kapılar ardında yaşananların altında kaldığını savunuyor. Yeni verilerin eğitim programlarını ve kamusal farkındalık kampanyalarını da etkileyebileceği düşünülüyor.
Çocuk Ombudsmanı Margrite Kalverboer de benzer bir uyarı yapıyor. Kalverboer’e göre çocuklar çoğu zaman yaşadıkları şiddeti kendileri bildirmiyor. Bu nedenle tüm başvuruların merkezi biçimde kayda geçirilmesi bile sorunun kapsamını anlamak için önemli bir adım olabilir.
Araştırma hem zor hem pahalı
Bu alanda yeni araştırma yapmanın önünde ciddi güçlükler de var. Özellikle 16 yaş altındaki çocuklarla yapılacak çalışmalarda aile onayı gerekiyor. Şiddetin faili ebeveyn ise bu durum araştırmayı daha da zorlaştırıyor.
Gençlik Bakanı Mirjam Sterk ise devlet kaynaklarının başka alanlara yöneltilmesi gerektiğini savunuyor. Sterk’e göre öncelik, bu çocukların doğru biçimde tespit edilmesi ve en etkili yardımın sağlanması olmalı. Şiddeti durduracak destek sistemlerine yatırımın daha önemli olduğu görüşünde.
Buna rağmen Sterk de kesin sayının bilinmediğini kabul ediyor. Çünkü çocukların önemli bir bölümü evde yaşanan şiddetten söz etmiyor. Bakanlık düzeyinde de, her sınıfta en az bir çocuğun bu durumdan etkilenmiş olabileceği kabul ediliyor.
Çocuklar çoğu zaman yaşadığını normal sanıyor
Sorunun en zor yanlarından biri de bu. Çocuklar çoğu zaman yaşadıklarının şiddet olduğunu hemen fark etmiyor. Haberde yer verilen 19 yaşındaki Bram, çocukken dövüldüğünü ama bunu uzun süre normal sandığını anlatıyor. Ancak okulda arkadaşlarıyla konuştuktan sonra bunun normal olmadığını fark ettiğini söylüyor.
Bram, evde gördüğü şiddetin kendi davranışlarını da etkilediğini anlatıyor. Daha öfkeli biri olduğunu, sık sık kavga ettiğini ve sorun çözmenin yolunu böyle öğrendiğini ifade ediyor.
Uzmanlara göre ev içi şiddete maruz kalan çocuklarda saldırganlık, içe kapanma, kaygı, okul başarısında düşüş ve kâbuslar görülebiliyor. İlerleyen yıllarda depresyon ve ilişkilerde zorlanma da bu tabloya eklenebiliyor.
Sessizlik sorunu büyütüyor
Haberde yer verilen 53 yaşındaki Sylvia da kendi çocukluğunda duyulmadığını ve görülmediğini söylüyor. Bir gün oğlunun karşısında yumruğunu sıktığında, kendi korkusunu oğlunun gözlerinde gördüğünü anlatıyor. Yardım aldıktan sonra değişebildiğini söylüyor.
Uzmanlara göre en büyük engellerden biri de utanç ve sessizlik. İnsanlar bu konuyu önce yakın çevresinde konuşmakta, sonra da bir kuruma başvurmakta zorlanıyor. Son yıllarda yardım başvurularının artmış olması da, sorunun küçüldüğünü değil, sanılandan daha yaygın olduğunu düşündürüyor.
Buzdağının görünen kısmı
Hollandalı uzmanlar yıllardır aynı uyarıyı yapıyor; görünen, buzdağının yalnızca üst kısmı olabilir. Bu yüzden tartışma yalnızca rakamların güncellenmesi meselesi değil. Asıl mesele, evin güvenli sayıldığı yerde kaç çocuğun sessizce kendini korumaya çalıştığını gerçekten görebilmek.
Geri Dön 28 Mart 2026 Cumartesi Önceki Yazılar