AVRUPADAN Youtube Video
Almanya'ya iltica için 800 avroluk tezgâh! Türk savcılar da işin içinde mi?
Almanya'da iltica hakkı kazanmak isteyen bazı Türk vatandaşlarının, Türkiye'de savcılara rüşvet vererek haklarında gerçek soruşturmalar açtırdığı öne sürüldü. İddialar Alman basınında gündem oldu.
Almanya'da iltica başvurularını etkilemek için Türkiye'de kurulduğu öne sürülen bir sistem ortaya çıkarıldı. İddiaya göre bazı Türk vatandaşları, siyasi baskı gördüklerini kanıtlamak amacıyla haklarında gerçek ceza soruşturmaları açtırıyor. Bunun için savcılara rüşvet veriliyor. Açılan soruşturmalar Türkiye'nin resmî yargı sistemi UYAP'a da kaydediliyor.
Die Zeit gazetesinin araştırmasına göre bu hizmet, TikTok ve Telegram üzerinden pazarlanıyor. Yalnızca soruşturma açtırmanın bedeli 800 avroya kadar çıkarken, Almanya'ya kaçak yollarla götürülmeyi de kapsayan paketler 6 bin avrodan başlıyor.
Önce Erdoğan'ı eleştiriyorlar, sonra soruşturma açılıyor
Die Zeit'in araştırmasına göre sistem belirli bir yöntemle işliyor. İltica etmek isteyen kişi, sosyal medyada Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı hedef alan bir paylaşım yapıyor. Ardından rüşvet aldığı öne sürülen bir savcı, bu paylaşımı gerekçe göstererek soruşturma başlatıyor.
Türkiye'de cumhurbaşkanına hakaret suç sayıldığı için bu tür paylaşımlar ceza soruşturmasına konu olabiliyor. Açılan soruşturma da normal bir adli işlem gibi UYAP sistemine kaydediliyor.
Böylece kişi, Almanya'ya gidip iltica başvurusu yaptığında Türkiye'de hakkında yürütülen gerçek bir ceza soruşturmasını kanıt olarak sunabiliyor. Ancak iddiaya göre bu soruşturma, kişinin kendi girişimiyle ve para karşılığında açtırılmış oluyor.
Bu yöntemi diğer sahte belge girişimlerinden ayıran en önemli nokta da burada ortaya çıkıyor. Kullanılan belgeler sahte değil. Soruşturma gerçekten açılıyor ve devletin resmî kayıtlarında yer alıyor.
800 avroya soruşturma, ev araması ve iddianame
Die Zeit muhabirleri, sistemi araştırmak için müşteri gibi davranarak çeşitli aracılarla iletişime geçti. Aracılardan biri, 800 avro karşılığında ceza soruşturması, ev araması ve iddianame hazırlanmasını teklif etti.
Söz konusu kişi, gazetecilere "Bununla her yerde oturma izni alırsın" diyerek hizmetin işe yarayacağını iddia etti. Ayrıca Hamburg ve Berlin'de bu yöntemden yararlanmış memnun müşterileri bulunduğunu öne sürdü.
Görüşülen başka bir aracı ise yöntemin risklerine dikkat çekti. Bu şekilde soruşturma açtıran kişilerin Türkiye'ye geri dönmeleri hâlinde ciddi sorunlarla karşılaşabileceklerini söyledi.
Alman makamları da şaşkın
Almanya Federal Göç ve Mülteciler Dairesi (BAMF), Türkiye'nin UYAP sisteminin iltica başvurularında kötüye kullanılmasına daha önce de rastlamıştı. Ancak o dönemde karşılaşılan sorun, UYAP internet sitesinin sahte kopyalarının hazırlanmasıydı.
Gerçeğine çok benzeyen bu siteler üzerinden sahte soruşturma belgeleri gösteriliyordu. Alman yetkililer, internet adreslerini kontrol ederek sahte siteleri tespit edebiliyordu.
Yeni iddialar ise çok daha karmaşık bir soruna işaret ediyor. Çünkü artık sahte internet siteleri yerine devletin resmî sistemindeki gerçek soruşturma kayıtlarının kullanıldığı ileri sürülüyor.
BAMF yöneticilerinden Patrick Schmidtke, iltica dosyalarını değerlendiren görevlilerin çok sayıda tutarsızlıkla karşılaştığını belirtti. Kurum, her başvurunun ayrı ayrı incelendiğini vurguladı.
Türklerin iltica başvurularında kabul oranı düştü
Almanya'da iltica başvurusu yapanlar arasında Türk vatandaşları üçüncü büyük grubu oluşturuyor. 2021 yılından bu yana yaklaşık 140 bin Türk vatandaşı Almanya'ya iltica başvurusunda bulundu.
Ancak başvuruların kabul edilme oranı ciddi biçimde geriledi. 2020 yılında Türk vatandaşlarının yüzde 43'üne koruma statüsü verilirken, bu oran son dönemde yaklaşık yüzde 12'ye düştü.
Almanya genelinde de iltica başvurularında azalma yaşanıyor. Bild'in aktardığı verilere göre 2025 yılında yaklaşık 169 bin iltica başvurusu yapıldı. Aynı yıl sonuçlandırılan dosyaların yaklaşık dörtte birinde olumlu karar verildi.
Gerçekten zulüm görenler de şüphe altında kalabilir
Frankfurt'ta görev yapan ve Türkiye'den gelen iltica başvuruları hakkında uzman raporları hazırlayan Kamil Taylan, ortaya çıkan iddiaların ciddi sonuçları olabileceği görüşünde.
Taylan'a göre bu tür yöntemlerin yaygınlaşması, gerçekten siyasi baskı veya takibata uğradığı için Almanya'ya sığınan kişilere duyulan güveni de zedeleyebilir. Uzman, dürüst başvuru sahiplerine yakında kimsenin inanmayabileceği uyarısında bulundu.
Öte yandan Türk vatandaşlarının reddedilen iltica başvuruları Alman mahkemelerindeki iş yükünü de artırıyor. Gelsenkirchen İdare Mahkemesi'nde iki ayrı mahkeme dairesi yalnızca Türk vatandaşlarının açtığı iltica davalarıyla ilgileniyor.
Burada hâlen karara bağlanmamış 685 dosya bulunuyor. Mahkemede son dönemde görülen davalar arasında 2019 yılından kalan başvurular da yer alıyor.
Die Zeit'in araştırmasında ortaya atılan iddiaların ne kadar yaygın olduğu ise henüz bilinmiyor. Türkiye'deki savcıların bu sistemdeki rolüne ilişkin resmî bir soruşturma veya kesinleşmiş yargı kararı da haberlerde ortaya konulmuyor.
Geri Dön 20 Ekim 2026 Salı Önceki Yazılar