AVRUPADAN Youtube Video
Türkiye’de LGBTİ+ derneklerine 'Ailem Güvende' operasyonu
İstanbul, Ankara ve İzmir'deki operasyonlarda 60'tan fazla kişi gözaltına alındı. İzmir'de 16 kişi tutuklandı.
Türkiye'nin birçok kentinde LGBTİ+ dernekleri, aktivistler ve bazı işletmelere yönelik geniş çaplı operasyonlar düzenlendi. 'Ailem Güvende' adı verilen operasyonlarda İstanbul, Ankara ve İzmir'de 60'tan fazla kişi gözaltına alındı. İzmir'de gözaltına alınanlardan 16'sı tutuklandı.
Adalet Bakanı Akın Gürlek, operasyonların 5 il merkezli olarak toplam 15 ili kapsadığını açıkladı. Gürlek'in verdiği bilgiye göre 162 şüpheli, 9 dernek ve 13 işletme hakkında adli işlem yürütülüyor.
BBC Türkçe'nin haberine göre operasyonların öne çıkan adreslerinden biri Kaos GL Derneği oldu. Derneğin yönetim ve denetim kurulu üyeleri evlerine yapılan baskınlarla gözaltına alınırken dernek merkezinde de arama yapıldı.
Ankara'da Kaos GL'ye soruşturma
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Kaos GL'nin internet sitesi ve sosyal medya hesaplarındaki paylaşımlara ilişkin bir ihbar üzerine soruşturma başlattı.
Başsavcılığın açıklamasında, çocukların erişimine açık olduğu belirtilen bazı paylaşımların 'müstehcen' içerik taşıdığı iddia edildi. Soruşturma kapsamında 26 kişi hakkında arama, el koyma ve dijital materyallerin incelenmesine yönelik karar çıkarıldı. Bu kişilerden 21'i gözaltına alındı.
Kaos GL ise soruşturmanın Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Bilişim Suçları Bürosu tarafından Türk Ceza Kanunu'nun 226'ncı maddesinde düzenlenen 'müstehcenlik' suçu kapsamında yürütüldüğünü bildirdi.
Soruşturmaya gerekçe gösterilen içeriklerin hangileri olduğu açıklanmadı. Paylaşımların dernek faaliyetleri kapsamında kurumsal internet sitesi ve sosyal medya hesaplarından yapıldığı gerekçesiyle Dernekler Kanunu açısından da inceleme yapılması istendi.
Mahkeme kararıyla soruşturmayla bağlantılı olduğu değerlendirilen delil, fotoğraf ve basılı materyallere el konulmasına izin verildi. Şüphelilere ait bilgisayar, telefon, tablet, taşınabilir bellek ile diğer dijital materyallerin incelenmesine de karar verildi.
İstanbul'da 26 kişi gözaltına alındı
Operasyonların bir diğer merkezi İstanbul oldu. Kentte 26 kişi gözaltına alındı.
Kaos GL, Beyoğlu ve Şişli'deki bazı mekânlara da eş zamanlı baskınlar düzenlendiğini açıkladı. Bunun yanında 12 Eylül'de çok sayıda LGBTİ+ derneği ve örgütünün internet sitesi ile sosyal medya hesabına erişim engeli getirildi.
İfade Özgürlüğü Derneği'nin aktardığına göre Kaos GL, Lambdaistanbul, HEVİ LGBTİ+, Pembe Hayat, Genç LGBTİ+, Kırmızı Şemsiye, ÜniKuir, Mersin 7 Renk ve Muamma LGBTİ+ derneklerinin internet siteleri erişime kapatıldı.
Velvele'nin internet sitesi ile çok sayıda LGBTİ+ örgütüne ait sosyal medya hesabı da erişim engeli kararlarının kapsamına alındı.
Kararların İstanbul 7. Sulh Ceza Hâkimliği ile Mersin 4. Sulh Ceza Hâkimliği tarafından 12 Eylül'de verildiği bildirildi.
İzmir'de 16 kişi tutuklandı
İzmir'de ise 13 Eylül'de gözaltına alınan 18 kişiden 16'sı ertesi gün tutuklandı.
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü soruşturma kapsamında toplam 24 kişi hakkında gözaltı kararı çıkarılmıştı.
Şüphelilerin kentte toplumun huzur ve sükûnunu bozmaya yönelik faaliyetlerde bulunduğu iddia edildi. Sosyal medya paylaşımları gerekçe gösterilerek şüphelere 'müstehcenlik' ile 'fuhşa teşvik, aracılık etmek veya yer temin etmek' suçlamaları yöneltildi.
Bakan Gürlek 162 şüpheli hakkında işlem yapıldığını açıkladı
Adalet Bakanı Akın Gürlek, 13 Eylül'deki açıklamasında operasyonların İstanbul, Ankara, İzmir, Aydın ve Mersin merkezli yürütüldüğünü söyledi.
Toplam 15 ili kapsayan soruşturmalarda 162 şüpheli, 9 dernek ve 13 işletmeye yönelik adli işlemler gerçekleştirildiğini belirten Gürlek, soruşturmaların mali boyutunun da incelendiğini açıkladı.
Gürlek, MASAK incelemelerinde bazı derneklere yurt dışındaki kamu kurumları ve yabancı kuruluşlardan yüksek miktarda fon aktarıldığının belirlendiğini öne sürdü.
BM'den serbest bırakma çağrısı
Operasyonlara insan hakları örgütlerinden, meslek kuruluşlarından ve siyasilerden peş peşe tepkiler geldi.
Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Savunucuları Özel Raportörü Andrea Bolaños Vargas, insan hakları çalışmaları nedeniyle gözaltında tutulan kişilerin serbest bırakılması çağrısı yaptı.
Vargas ayrıca LGBTİ+ hak savunucuları ile derneklerin faaliyetlerini suçlanma, yıldırılma veya misilleme endişesi yaşamadan sürdürebilmelerinin güvence altına alınmasını istedi.
Türkiye Psikiyatri Derneği, Türk Tabipleri Birliği ve Türk Tabipleri Birliği Uzmanlık Dernekleri Eşgüdüm Kurulu da ortak açıklama yayımladı.
Açıklamada LGBTİ+ bireylere yönelik ayrımcılığa son verilmesi istendi. Operasyonlarda 'aile' ve 'güven' kavramlarının kullanılmasının LGBTİ+ bireyleri hedef hâline getirdiği savunuldu.
Muhalefetten operasyonlara tepki
Türkiye İşçi Partisi Genel Başkanı Erkan Baş, herkesin hukuk önünde eşit yaşam hakkına sahip olduğunu belirterek LGBTİ+ bireylere ve derneklere yönelik uygulamaları eleştirdi. Baş, gözaltına alınanların serbest bırakılmasını istedi.
EMEP Milletvekili Sevda Karaca da LGBTİ+ bireylerin yaşam ve örgütlenme haklarının savunulması gerektiğini belirtti. Karaca, iktidarı LGBTİ+ bireyleri hedef hâline getirerek ekonomik ve toplumsal sorunların üzerini örtmeye çalışmakla suçladı.
DEM Parti İstanbul Milletvekili Özgül Saki ise kişilerin nasıl yaşayacağına, kimlerle bir arada bulunacağına ya da nasıl örgütleneceğine siyasi iktidarın karar veremeyeceğini söyledi.
Yeni Parti İzmir Milletvekili Gökçe Gökçen de daha önce gündeme gelen 'etki ajanlığı' ve 'eşcinselliğe özendirme' düzenlemelerinin yasalaşmadığını hatırlattı. Gökçen, yürürlükte olmayan bir düzenleme varmış gibi hareket edildiğini savunarak konunun TBMM'nin de sorumluluğunda olduğunu belirtti.
TİP LGBTİ+ Bürosu ise LGBTİ+ hak savunuculuğunun suç kapsamına alınmaya çalışıldığını öne sürdü. Açıklamada örgütlenme özgürlüğünü ve yasal hakları savunmaya devam edecekleri belirtildi.
İnsan hakları örgütlerinden kamu sağlığı uyarısı
Çağdaş Hukukçular Derneği İstanbul Şubesi de operasyonlara tepki göstererek örgütlenme özgürlüğünün korunması gerektiğini bildirdi.
İnsan Hakları Derneği ise gözaltına alınan kişilerin serbest bırakılmasını istedi. Dernek, LGBTİ+ alanında faaliyet gösteren kuruluşların hedef alınmasının kişileri test ve tedavi hizmetlerinden uzaklaştırabileceğini ve bunun kamu sağlığı açısından risk yaratabileceğini savundu.
Açıklamada özellikle HIV ile yaşayan kişilere ait hassas sağlık verilerinin devlet müdahalesine açık hâle gelmesinden endişe duyulduğu belirtildi.
İHD ayrıca Adalet Bakanı Gürlek'in devam eden soruşturmalarla ilgili kullandığı ifadelerin kişileri henüz yargılama tamamlanmadan suçlu ilan ettiği görüşünü dile getirdi.
DİSK Basın-İş de hiçbir kimliğin, hak savunucusunun veya yayın organının düşüncesi ya da kimliği nedeniyle erişim engeli, gözaltı veya tutuklamayla karşı karşıya bırakılmaması gerektiğini açıkladı. Sendika, demokratik kitle örgütleri, meslek kuruluşları ve hak savunucularına ortak mücadele çağrısı yaptı.
İnsan Hakları Savunucuları Dayanışma Ağı ise insan hakları ve LGBTİ+ haklarını savunmanın suç olmadığını vurguladı. Ağ, gözaltına alınan hak savunucularının koşulsuz serbest bırakılmasını ve LGBTİ+ bireylerin örgütlenme özgürlüğüne yönelik müdahalelerin sona erdirilmesini istedi.
Geri Dön 14 Eylül 2026 Pazartesi Önceki Yazılar