AVRUPADAN Youtube Video
Mağazalara yüz tanıma sistemi: Büyük tepki var
Facewatch sistemi, mağazada ‘ciddi suçlu’ olarak işaretlenen kişileri saniyeler içinde polise bildirecek. Hak örgütleri uygulamaya tepkili.
İngiltere’de mağazalarda kullanılan yüz tanıma sistemi yeni bir aşamaya geçiyor. Sainsbury’s, B&M ve Spar gibi zincirlerin de aralarında bulunduğu 100’den fazla işletmede kullanılan Facewatch sistemi, sonbahardan itibaren bazı kişileri gerçek zamanlı olarak polise bildirecek.
Şirketin açıklamasına göre sistem, ‘en ciddi suçlular’ mağazaya girdiğinde canlı yüz tanıma eşleşmesi yapacak ve polise anında uyarı gönderecek. Facewatch CEO’su Nick Fisher, bu bildirimin ortalama 4 saniyede yapılacağını söyledi.
Sistem hâlihazırda mağaza hırsızlığı, taciz ve şiddet gibi olaylara karşı perakendeciler tarafından kullanılıyor. Ancak polise doğrudan ve anlık bildirim özelliği, uygulamayı çok daha tartışmalı hâle getirdi.
Hak örgütleri: Tehlikeli bir tırmanış
Sivil özgürlük örgütleri, bu adımı tehlikeli bir tırmanış olarak görüyor. Liberty’den Charlie Whelton, yüz tanıma teknolojisinin yeterli yasal denetim olmadan hızla yayıldığını söyledi.
Whelton’a göre geçmişte suç işlemiş olmak, bir kişinin mağazaya girmesini tek başına yasa dışı yapmaz. Bu nedenle henüz yeni bir suç işlenmeden polisin çağrılması, perakende suçlarına yaklaşımı kökten değiştiriyor.
Hak örgütleri ayrıca sistemlerin hatasız olmadığını vurguluyor. Daha önce bazı kişiler, Facewatch tarafından yanlışlıkla mağaza hırsızı olarak tanındıkları için mağazalardan çıkarılmıştı. Bazı mağdurlar bu durumu ‘suçsuzluğunu kanıtlayana kadar suçlu sayılmak’ olarak tarif etmişti.
Yanlış tanıma riski eşit değil
Eleştirilerin önemli bir bölümü de sistemin ayrımcı sonuçlar üretebilme ihtimaliyle ilgili. Mevcut bulgular, siyah ve Asyalı kişilerin beyazlara kıyasla yanlış tanınma riskinin daha yüksek olabileceğini gösteriyor.
Britanya’daki biyometri denetçileri de daha önce yüz tanıma teknolojisinin polis ve perakende sektöründe çok hızlı yayılmasına rağmen ulusal denetimin geride kaldığı uyarısında bulunmuştu.
Open Rights Group’tan Sarah Lasoye, uygulamanın kamusal yaşamda gözetim iklimini derinleştirdiğini söyledi. Lasoye’ye göre insanların yüzlerinin rıza olmadan taranması ve listelere eklenmesi zaten kaygı verici. Buna bir de alışveriş sırasında polisle karşı karşıya kalma ihtimali eklenince risk daha da büyüyor.
Lasoye ayrıca bu tür teknolojilerin mağaza hırsızlığının sosyal ve ekonomik nedenlerini çözmediğini, bunun yerine özellikle işçi sınıfı topluluklarını daha fazla kriminalize ettiğini savundu.
Sainsbury’s kullanımı hızla artıracak
Facewatch sisteminin kullanım alanı daha da genişleyecek gibi görünüyor. Sainsbury’s, sistemi kullandığı mağaza sayısını yıl sonuna kadar 55’ten 200’ün üzerine çıkarmayı planlıyor.
Facewatch’a göre sistem, 2026’nın ilk 6 ayında perakendecilere yaklaşık 300 bin kez “bilinen tekrarlı suçlu” uyarısı gönderdi. Şirket, bu sayede çalışanların hırsızlık, hakaret ya da şiddet yaşanmadan önce müdahale edebildiğini savunuyor.
Perakende sektörü de güvenlik baskısının arttığını belirtiyor. İngiltere ve Galler’de resmî verilere göre Aralık 2025’te biten bir yılda 509 bin 566 mağaza hırsızlığı kaydedildi. Britanya Perakende Konsorsiyumu da şiddet, hakaret ve hırsızlığın kontrolden çıktığı uyarısında bulunuyor.
Uzmanlar orantısız buluyor
Buna rağmen uzmanlar, mağaza hırsızlığını önlemek için yüz tanıma sistemlerinin kullanılmasını orantısız buluyor.
Yapay zekânın toplum üzerindeki etkilerini inceleyen Ada Lovelace Institute’tan Nuala Polo, mağaza hırsızlarını yakalamak için çok daha az müdahaleci yöntemler bulunduğunu söyledi. Polo’ya göre bunun için her gün milyonlarca kişinin yüzünü neredeyse rızasız biçimde taramaya gerek yok.
Polo ayrıca hükûmetin yüz tanıma için hazırladığı yasal çerçevenin özel sektörü kapsamamasını da sorunlu buluyor. Ona göre teknoloji polis tarafından kullanıldığında riskli görülüyor ama özel şirketlerin aynı teknolojiyi denetimsiz kullanmasına izin veriliyorsa ortada ciddi bir çelişki var.
‘Gizli kara liste’ eleştirisi
Big Brother Watch ise polisin bu sisteme dahil olmasını sert biçimde eleştirdi. Kampanya grubu, insanların hesap vermeyen şirketler ve özel güvenlik görevlileri tarafından oluşturulan gizli kara listelerle eşleştirileceğini savunuyor.
Facewatch’tan konuya ilişkin yorum istendiği belirtildi.
İngiltere’deki tartışma, mağaza güvenliği ile gözetim toplumu arasındaki çizgiyi yeniden gündeme taşıdı. Perakendeciler artan hırsızlık ve şiddete karşı daha hızlı müdahale isterken, hak örgütleri milyonlarca alışverişçinin yüzünün özel şirketler tarafından taranmasının temel haklar açısından tehlikeli bir eşik olduğunu söylüyor.
Geri Dön 10 Temmuz 2026 Cuma Önceki Yazılar