AVRUPADAN Youtube Video
İngiltere’de okullarda yeme bozukluğu alarmı
İngiltere’de 10 bin öğretmenle yapılan ankete göre, ilkokul öğretmenlerinin neredeyse yarısı öğrencilerde yeme bozukluğu belirtileri görüyor. Ortaokul ve liselerde tablo daha da ağırlaşıyor.
İngiltere’de çocuklar ve gençler arasındaki ruh sağlığı sorunlarına ilişkin yeni veriler, okullardaki tabloyu daha da görünür hâle getirdi. Ülkenin en büyük eğitim sendikası olan National Education Union’un, yani NEU’nun 10 bin öğretmenle yaptığı ankete göre, ilkokullarda görev yapan öğretmenlerin neredeyse yarısı öğrencilerde en azından zaman zaman yeme bozukluğu belirtileri gördüğünü söylüyor. Ortaokul ve liselerde bu oran beşte dörde yaklaşıyor.
Anket yalnızca yeme bozukluklarına işaret etmiyor. Öğretmenler, sınav kaygısının ağırlaştığını, ruh sağlığı sorunlarına bağlı devamsızlığın arttığını ve okullarda destek verecek uzman personelin yetersiz kaldığını da belirtiyor.
İlkokullarda da tablo ağırlaşıyor
NEU anketine göre, son bir yıl içinde öğrencilerde yeme bozukluğu belirtisi gördüğünü söyleyenlerin oranı ilkokullarda yüzde 45 oldu. Ortaokul ve liselerde bu oran yüzde 78’e çıktı.
Bu belirtileri düzenli olarak gördüğünü söyleyen öğretmenlerin oranı ise ilkokullarda yüzde 4, ortaöğretimde yüzde 14 olarak kaydedildi. Özel eğitim kurumları ile yönlendirme birimlerinde bu oran yüzde 20’ye ulaştı.
Bu veriler, bir dönem daha çok ergenlikle ilişkilendirilen yeme bozukluklarının artık daha küçük yaş gruplarında da öğretmenlerin dikkatini çekecek ölçüde görünür hâle geldiğini gösteriyor.
Devamsızlık ve kaygı büyüyor
Anket, ruh sağlığı sorunlarının derslere ve okul yaşamına doğrudan yansıdığını da ortaya koydu. Ortaokul ve lise öğretmenlerinin yüzde 68’i, öğrencilerde ruh sağlığı sorunlarına bağlı devamsızlıkla düzenli olarak karşılaştığını söyledi.
Öğretmenlerin yüzde 76’sı öğrencilerde sosyal ilişki kurma güçlüğünü düzenli biçimde gördüğünü aktardı. Ankete katılanların yüzde 48’i kronik kaygıya, yüzde 31’i ise sosyal yalnızlığa sık sık tanık olduğunu belirtti.
Özellikle sınav baskısının ortaöğretimde çok daha yoğun hissedildiği ve öğrenciler üzerindeki ruhsal yükün giderek arttığı vurgulandı.
Danışman sayısı düşüyor
Öğretmenlerin dikkat çektiği bir başka sorun da destek mekanizmalarının zayıflaması oldu. Okulunda danışman bulunmadığını söyleyen öğretmenlerin oranı üç yıl içinde yüzde 29’dan yüzde 40’a çıktı.
Bu tablo, sorunların büyüdüğü bir dönemde psikolojik destek kapasitesinin aynı hızla artmadığını, hatta bazı alanlarda gerilediğini gösteriyor.
NEU Genel Sekreteri Daniel Kebede, okulların ihtiyaç duyulan ruh sağlığı desteğine yetişemediğini söyledi ve “Talep açık biçimde eldeki kaynakları aşıyor. Bu da birçok öğrencinin erken ve zamanında destek almasını engelliyor” diye konuştu.
Kebede, öğretmenlerin okullarda daha fazla hemşire, ruh sağlığı sorumlusu ve çocuklarla ergenlere yönelik hizmetlere daha hızlı erişim istediğini de vurguladı.
Lancet verileri de artışı doğruluyor
Okullardan gelen bu tablo, sağlık alanındaki verilerle de örtüşüyor. Geçen yıl The Lancet’te yayımlanan araştırmaya göre, İngiltere’de 5 ile 18 yaş arasındaki çocuklar ve gençlerde ruh sağlığı sorunları nedeniyle yapılan yıllık hastane başvuruları 2012-2013 ile 2021-2022 arasında yüzde 65 arttı.
Aynı araştırmada en sert artışlardan birinin yeme bozukluklarında görüldüğü belirtildi. Buna göre bu nedenle yapılan başvurular aynı dönemde 478’den 2 bin 938’e çıktı. Bu da yüzde 515’lik artış anlamına geliyor.
Uzmanlar nedenini tam açıklayamıyor
Çocuk hekimi Dr. Lee Hudson, yeme bozukluklarının daha sık görüldüğünü, ancak bunun neden arttığının hâlâ tam olarak bilinmediğini söyledi. Hudson’a göre bu başlık yalnızca anoreksiya ile sınırlı değil. Küçük çocuklarda erken anoreksiya ya da belirli yiyecekleri reddetme ve alımı sınırlama ile seyreden başka bozukluklar da görülebiliyor.
Hudson, sorunun geniş bir yelpazeye yayıldığını ve daha küçük yaşlarda da ortaya çıkabildiğini belirtti.
Davranış sorunu da büyüyor
NEU’nun konferansı öncesinde yapılan bir başka ankette ise öğretmenlerin yüzde 66’sı, öğrencilerin olumsuz davranışlarının öğrenme sürecini düzenli olarak bozduğunu söyledi. Bu oran 2024’te yüzde 67 idi. 2022’de ise yüzde 48 düzeyindeydi.
Davranış sorunlarının en yoğun hissedildiği alanların ilkokullar ile özel eğitim kurumları olduğu görüldü. İlkokul öğretmenlerinin yüzde 70’i, özel eğitim ve yönlendirme birimlerindeki öğretmenlerin yüzde 69’u bu tür sorunların dersleri düzenli ya da sürekli biçimde olumsuz etkilediğini söyledi. Ortaöğretimde bu oran yüzde 60 oldu.
Öğretmenler, özellikle özel eğitim gereksinimi olan öğrenciler için yeterli personel ve kaynak bulunmamasının sınıf yönetimini daha da zorlaştırdığını anlattı.
Sosyal medya etkisi de tartışılıyor
Ankete katılan bazı öğretmenler, internette yayılan aşırı görüşlerin öğrencilerin davranışları üzerinde etkili olduğunu söyledi. Özellikle kadın düşmanlığının erkek öğrencilerin tutumlarında daha görünür hâle geldiğini belirten öğretmenler oldu.
Bu değerlendirmeler, okuldaki ruh sağlığı ve davranış krizinin yalnızca eğitim sistemiyle sınırlı olmadığını, dijital ortamın da çocuklar ve gençler üzerindeki etkisinin giderek büyüdüğünü gösteriyor.
Okullar daha fazla destek istiyor
Ortaya çıkan tablo, İngiltere’de okulların yalnızca eğitim vermekle değil, giderek ağırlaşan bir ruh sağlığı yükünü de taşımak zorunda kaldığını gösteriyor. NEU verileri, yeme bozukluğu, kaygı, yalnızlık, devamsızlık ve davranış sorunlarının artık istisna olmaktan çıktığını ortaya koyuyor.
Öğretmenlerin ortak mesajı ise okulların bu yükü tek başına kaldıramadığı yönünde. Daha fazla uzman desteği, daha güçlü kamusal kaynak ve daha erken müdahale olmadan sorunun büyümeye devam edeceği uyarısı yapılıyor.
Geri Dön 01 Nisan 2026 Çarşamba Önceki Yazılar