Google Play Store Avrupadan Mobil Uygulaması
Menü

AVRUPADAN Youtube Video

Almanya’da Cezaevinden Film Gibi Kaçış! Scooterla Kayıplara Karıştı... I 15 Ekim 2026
Ben Deniz, ya Siz? 1. Bölüm: Oktan Erdikmen
19 Ekim 2026 Pazartesi

Fransa'da öfke patladı! 2 bin 400 gözaltı, belediye binası küle döndü

Fransa'da hayat pahalılığına ve kamu hizmetlerindeki kötüleşmeye karşı düzenlenen protestolar şiddet olaylarına dönüştü. 2 bin 400 kişi gözaltına alındı, yaklaşık bin polis yaralandı.

Fransa'da öfke patladı! 2 bin 400 gözaltı, belediye binası küle döndü

Fransa, son yılların en büyük toplumsal olaylarından biriyle karşı karşıya. Hayat pahalılığına, yükselen akaryakıt fiyatlarına ve kamu hizmetlerindeki kötüleşmeye karşı başlayan gösteriler ülke genelinde şiddet olaylarına dönüştü. Çok sayıda mağaza yağmalandı, araçlar ateşe verildi ve kamu binaları saldırıya uğradı. Limoges kentindeki belediye binası ise kundaklama sonucu büyük ölçüde kullanılamaz hâle geldi.

Reuters'ın haberine göre Fransa genelinde cumartesi günü düzenlenen gösterilere 500 binden fazla kişi katıldı. Protestoların büyük bölümü barışçıl geçerken bazı kentlerde polisle göstericiler arasında sert çatışmalar yaşandı.

İçişleri Bakanı Laurent Nuñez, ülke genelinde 2 bin 400 kişinin gözaltına alındığını açıkladı. Olaylarda yaklaşık bin polis yaralandı.

Başkent Paris'teki gösteriler sırasında kalbi duran bir protestocu da hayatını kaybetti.

Macron halka seslendi: Hepimiz öfke ve utanç duyuyoruz

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, yaşanan olayların ardından dün televizyondan halka seslendi.

Macron, gösteriler sırasında yaşanan şiddeti sert sözlerle kınadı.

Cumhurbaşkanı, "Bunları izlerken hepimiz kendimize sorduk: Aklından ne geçiyordu? Fransızlar Fransa'ya bunu nasıl yapabilir?" dedi.

Yaşananları hiçbir gerekçenin haklı gösteremeyeceğini belirten Macron, "Hiçbir şey bunu haklı gösteremez, açıklayamaz veya mazur gösteremez. Bu akşam hepimiz öfke ve utanç duyuyoruz" ifadelerini kullandı.

Macron, hayat pahalılığına ve kamu hizmetlerindeki sorunlara karşı barışçıl biçimde protesto düzenleyen vatandaşların meşru talepleri bulunduğunu kabul etti.

Ancak barışçıl göstericilerle şiddet uygulayan kişilerin birbirinden ayrılması gerektiğini vurguladı.

Bazı sağcı siyasetçilerin talep ettiği olağanüstü hâl ilanını ise gündeme almadı.

Bunun yerine, kamu binalarını ve işletmeleri korumak amacıyla gerekli görülmesi durumunda valilerin gösterileri yasaklayabilmesine yönelik önlemler alınacağını açıkladı.

Paris'te çatışmalar yeniden başladı

Cumartesi günü yaşanan büyük olayların ardından dün de Paris ve Marsilya'da gerginlik devam etti.

Paris'teki Cumhuriyet Meydanı'nda (Place de la République) polisle göstericiler arasında yeniden çatışmalar çıktı.

Polis, göstericileri dağıtmak için göz yaşartıcı gaz kullandı. Bazı protestocular ise meydandaki bisikletleri bir araya getirerek ateşe verdi.

Reuters muhabirinin gözlemlerine göre meydanda yüzlerce gösterici bulunuyordu.

Marsilya'da da bazı işletmelerin yağmalanmasını önlemek amacıyla çevik kuvvet ekipleri müdahalede bulundu.

Fransa'nın kuzeyindeki Lille'den güneydeki Marsilya'ya, doğudaki Strazburg'dan güneybatıdaki Bordeaux'ya kadar birçok kentte geniş çaplı temizlik çalışmaları başlatıldı.

Paris'te ailesiyle birlikte bulunan Hollandalı iş insanı Tije De Boer, olaylar nedeniyle kaldıkları oteli boşaltmak zorunda olduklarını anlattı.

De Boer, çevredeki manzarayı "Burası savaş alanı gibi" sözleriyle tanımladı.

Belediye binası yandı, saat kulesi çöktü

En ağır hasarlardan biri Limoges kentinde meydana geldi.

Porselen üretimiyle tanınan kentte gösteriler sırasında belediye binası kundaklandı.

Yangın hızla yayıldı ve tarihî binanın büyük bölümü kullanılamaz hâle geldi. Binanın saat kulesi de alevler içerisinde çöktü.

Ortaya çıkan görüntüler, 2019 yılında Paris'teki Notre-Dame Katedrali'ni harap eden yangını hatırlattı.

Limoges Belediye Başkanı Guillaume Guérin, ulusal polisin kente yeterli sayıda personel göndermediğini savundu.

Guérin, saldırının rastlantı olmadığını, belediye binasını yakmaya yönelik önceden hazırlanmış bir eylem olduğunu ileri sürdü.

Belediye Başkanı, binada bulunan kişilerin can güvenliklerinden endişe ettiğini söyledi.

Yangının yol açtığı zararın giderilmesi için gerekli mali desteğin sağlanmaması durumunda istifa edebileceğini de açıkladı.

Bordeaux'da valinin konutuna saldırdılar

Şiddet olayları yalnızca göstericilerle polis arasındaki çatışmalarla sınırlı kalmadı.

Bordeaux kentinde yüzlerini gizleyen bir grup, valinin resmî konutuna girdi.

Fransa'nın farklı kentlerinde kamu binaları, polis araçları ve iş yerleri hedef alındı.

Bazı gruplar lüks mağazaları ve süpermarketleri yağmalarken çok sayıda binanın duvarlarına yazılar yazıldı.

Fransız hükûmeti, şiddet olaylarından aşırı sol grupları ve yağmalamaları organize ettiği öne sürülen suçluları sorumlu tuttu.

Ancak bu değerlendirme hükûmetin açıklamasına dayanıyor. Bütün şiddet olaylarının aynı gruplar tarafından gerçekleştirildiği henüz ortaya konmuş değil.

Carrefour'un 50 mağazası zarar gördü

Protestoların ekonomik bilançosu da ağırlaşmaya başladı.

Fransa'nın en büyük perakende şirketlerinden Carrefour'un CEO'su Alexandre Bompard, BFMTV televizyonuna yaptığı açıklamada 50 mağazalarının olaylar sırasında zarar gördüğünü söyledi.

Bompard'a göre bu mağazaların 20'si yağmalandı.

Şirketin uğradığı zararın on milyonlarca avroya ulaştığı belirtiliyor.

Ülke genelinde ise yüzlerce mağaza ve işletme şiddet olaylarından etkilendi.

Ekonomi Bakanı Roland Lescure, zarar gören işletmelere destek verileceğini açıkladı.

Lescure, yıkıma yol açan kişilerin neden oldukları zararın hesabını vermesi ve bedelini ödemesi gerektiğini söyledi.

Hükûmet, olaylardan etkilenen işletmelerin yeniden faaliyetlerine dönebilmesi için destek sağlanacağını bildirdi.

Öğrencilerin protestosu ülke geneline yayıldı

Fransa'daki toplumsal hareketin arkasında yalnızca son günlerde yaşanan gelişmeler bulunmuyor.

Protestolar, yaklaşık bir aydır devam eden öğrenci eylemlerinin daha geniş bir toplumsal hoşnutsuzlukla birleşmesi sonucunda büyüdü.

Öğrencilerin eğitim sistemine yönelik taleplerine zamanla hayat pahalılığı, artan yakıt fiyatları ve kamu hizmetlerindeki gerilemeden şikâyet eden vatandaşlar da katıldı.

Cumartesi günü ülkenin onlarca kentinde düzenlenen yürüyüşlere 500 binden fazla kişi katılması, toplumsal hoşnutsuzluğun boyutunu ortaya koydu.

Göstericilerin büyük çoğunluğu taleplerini barışçıl yollarla dile getirdi. Ancak bazı grupların başlattığı şiddet olayları protestoların önüne geçti.

Yaşananlar, Cumhurbaşkanı Macron'a yönelik toplumsal tepkinin de giderek büyüdüğünü gösteriyor.

Le Pen: Şiddet bir düşünce değildir

Gelecek yıl düzenlenecek cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesinde anketlerde öne çıkan aşırı sağcı Ulusal Birlik (RN) lideri Marine Le Pen de halka sakin olma çağrısında bulundu.

Le Pen, yayımladığı video mesajında Fransa'nın yağmalandığı ve yakılıp yıkıldığı görüntülerin normal karşılanmaması gerektiğini söyledi.

"Şiddet bir düşünce değildir. Yıkım bir ifade biçimi değildir. Kaos da Fransa için bir proje olamaz" dedi.

Aşırı solcu Boyun Eğmeyen Fransa (LFI) partisinin cumhurbaşkanı adayı Jean-Luc Mélenchon ise Macron'a farklı bir çağrıda bulundu.

Mélenchon, Cumhurbaşkanı'nın protesto düzenleyen lise öğrencilerinin taleplerine yanıt vermesi gerektiğini belirtti.

Böylece ülkedeki farklı siyasi kesimler, yaşanan olayların sorumluluğu ve çözüm yolları konusunda birbirinden farklı yaklaşımlar ortaya koydu.

2027 seçimleri öncesinde büyük kriz

Fransa'daki şiddet olayları, Cumhurbaşkanı Macron'un görev süresinin son dönemine girildiği bir süreçte yaşanıyor.

Macron, gelecek yıl yapılacak cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ardından görevini bırakacak.

On yıla yaklaşan cumhurbaşkanlığı dönemi boyunca Fransa'da çok sayıda toplumsal protesto ve siyasi kriz yaşandı.

Ekonomideki durgunluk, artan kamu borcu ve vatandaşların satın alma gücündeki gerileme, hükûmete yönelik eleştirileri artırıyor.

Son olaylar ise toplumdaki öfkenin yalnızca siyasi tartışmalarla sınırlı kalmadığını ortaya koydu.

Hükûmet şimdi hem kamu düzenini yeniden sağlamak hem de hayat pahalılığına ve kamu hizmetlerine yönelik şikâyetlere yanıt vermek zorunda.

Macron olağanüstü hâl ilan etmekten kaçınırken, valilere gösterileri yasaklama yetkisi tanıyabilecek yeni önlemler üzerinde duruyor.

Fransa'da yüz binlerce kişinin katıldığı protestoların ardından ortaya çıkan ağır bilanço, gelecek yılki cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesinde ülkenin ne kadar gergin bir siyasi ve toplumsal atmosfer içerisinde bulunduğunu gösteriyor.

Geri Dön 19 Ekim 2026 Pazartesi Önceki Yazılar

ESKİ BÜLTENLER

Hoş geldiniz / Herzlich Willkommen
Ziyaretçilerin web sitemizi mümkün olan en iyi şekilde kullanmasını sağlamak için çerezler ve teknolojiler (araçlar) kullanıyoruz. Bize onay verirseniz, bir site ziyaretçisinin uç cihazında bilgi ve veri depolayan ve bunlara buradan erişen üçüncü taraf hizmetlerini kullanacağız. Veri koruma beyanımızdaki gelecek için geçerli olmak üzere, onayınızı istediğiniz zaman iptal edebilirsiniz. Avrupadan'da kişisel verilerinizin işlenmesi, haklarınız ve Genel Veri Koruma Yönetmeliği hükümlerine göre irtibat kurulacak kişiler hakkında bilgi veri koruma bildirimi altında bulunabilir: https://avrupadan.com/sayfa/datenschutz


Wir verwenden Cookies und Technologien (Tools), um den Besucher die optimale Nutzung unserer Webseite zu ermöglichen. Sofern Sie uns Ihre Einwilligung erteilen, werden wir Dienste von Drittenanbietern verwenden, die Informationen und Daten im Endgerät eines Seitenbesuchers speichern und dort abrufen. Sie können Ihre Einwilligung jederzeit mit Wirkung für die Zukunft in unserer Datenschutzerklärung widerrufen. Informationen über die Verarbeitung personenbezogener Daten bei Avrupadan, Ihre Rechte und Ansprechpartner gemäß den Bestimmungen der Datenschutzgrundverordnung finden Sie unter Datenschutzhinweis: https://avrupadan.com/sayfa/datenschutz
KABUL ET / ZUSTIMMEN
REDDET / ABLEHNEN