AVRUPADAN Youtube Video
Pekin’de gözler Trump-Xi görüşmesinde
Donald Trump’ın Pekin ziyareti, ticaretten güvenliğe uzanan başlıklarla başladı. ABD-Çin geriliminin yumuşaması Alman şirketleri için de önem taşıyor.
ABD Başkanı Donald Trump’ın Çin ziyareti Pekin’de başladı. Trump, Çin Devlet Başkanı Xi Jinping ile ticaret, teknoloji, güvenlik politikası ve iki ülke arasındaki ekonomik gerilimler dâhil birçok başlığı görüşecek.
Pekin’deki temaslar, görkemli bir karşılama töreniyle başladı. Xi, Trump’ı yerel saatle 10.00 sıralarında Büyük Halk Salonu önünde askerî törenle karşıladı. Törende Çinli gençler Çin ve ABD bayrakları taşıdı.
İki liderin ilk açıklamaları ise oldukça yumuşak bir tondaydı. Trump, “Bu, daha önce nadiren yaşadığım türden bir onurdu. Harika bir ilişkimiz var” dedi. Sorunlar çıktığında birlikte çözüm bulduklarını belirten Trump, “Birbirimizi aradık ve sorunları çözdük” ifadelerini kullandı.
Xi: Dünya bu görüşmeye bakıyor
Xi Jinping de görüşmenin küresel önemine dikkat çekti. Xi, “Bütün dünya bu görüşmeye bakıyor” dedi.
Dünyanın uzun süredir görülmemiş ölçüde değiştiğini söyleyen Xi, dönemi 'çalkantılı zamanlar' olarak tanımladı. Xi, “Uluslararası toplum bir yol ayrımında. Soru şu: Bu zorlukların üstesinden birlikte gelip dünyaya istikrar sağlayabilecek miyiz?” ifadelerini kullandı.
Görüşmelerden nasıl bir sonuç çıkacağı henüz belirsiz. Ancak Trump’ın Pekin’de bulunması Çin medyasında, sosyal ağlarda ve sokakta geniş ilgi gördü. Yüzlerce kişi, Trump’ın kaldığı otelin önünde toplanarak gelişini telefonlarıyla kaydetmeye çalıştı.
Teknoloji ve yapay zekâ başlıkları öne çıkıyor
Çin devlet televizyonuna konuşan Dong adlı bir Pekinli, son dönemde borsalarda yaşanan gelişmelerin iki ülke ilişkileri açısından mesaj verdiğini söyledi.
Dong, ABD ile Çin arasında özellikle teknoloji, yapay zekâ ve yarı iletkenler alanında birçok iş birliği imkânı bulunduğunu belirtti. Böyle bir yakınlaşmanın yalnızca iki ülke ilişkilerine değil, dünya genelinde teknolojik gelişime de katkı sağlayacağını ifade etti.
Trump’ın heyetinde Amerikan teknoloji dünyasının önde gelen isimleri de yer alıyor. Tesla Üst Yöneticisi Elon Musk, NVIDIA Üst Yöneticisi Jensen Huang ve Apple Üst Yöneticisi Tim Cook, ziyarete eşlik eden isimler arasında.
Trump ise görüşme öncesinde Çin’in Amerikan ekonomisine daha fazla açılması gerektiğini söyledi.
ABD Boeing ve soya satışı bekliyor
Washington’un beklentisi yalnızca teknoloji şirketleriyle sınırlı değil. ABD, Çin’e Boeing uçakları ve büyük miktarda soya fasulyesi satmayı da hedefliyor.
Ticaret savaşı nedeniyle Çin son dönemde soya alımlarında ABD yerine daha çok Brezilya’ya yönelmişti.
U.S. Soybean Export Council Genel Müdürü Jim Sutter, bu tablonun değişmesini istiyor. Sutter, üreticilerin ekim yaparken ürünlerine pazar bulabileceklerinden emin olmak istediklerini söyledi.
Sutter, Çin ile ABD arasındaki ilişkilerin hem hükûmetler hem de ekonomi düzeyinde iyileşmesine yönelik samimi bir istek hissettiğini belirtti. “Birlikte daha iyiyiz” anlayışının giderek daha fazla kabul gördüğünü ifade etti.
Alman ekonomisi de rahatlama bekliyor
ABD ile Çin arasındaki ticaret geriliminin azalması, Alman ekonomisi açısından da önem taşıyor. Çünkü birçok Alman şirketi, iki büyük güç arasındaki rekabetten zarar görme riskiyle karşı karşıya.
Alman Dış Ticaret Odası’nın Çin Genel Müdürü Oliver Oehms, Alman şirketlerinin bazen ABD ve Çin arasındaki ihracat kontrolleri nedeniyle sıkıştığını söyledi. Oehms, “Tehlike canlı ve güncel” diyerek şirketlerin iki tarafın düzenlemeleri arasında zorlandığını belirtti.
Son yıllarda art arda gelen ihracat kuralları ve kısıtlamalar yalnızca Çinli ve Amerikalı şirketleri değil, Alman şirketlerini de etkiledi. Firmalar, farklı ülkelerin karmaşık düzenlemeleri arasında yol bulmaya çalışıyor.
Büyük anlaşma beklenmiyor
Xi ile Trump’ın yaklaşık yarım yıl önceki son görüşmesinden bu yana gerilimi azaltma yönünde bazı işaretler görülüyor. Alman iş dünyası, bu geçici yumuşamanın devam etmesini umuyor.
Oliver Oehms, mevcut ateşkes havasının uzatılmasının bile önemli bir kazanım olacağını söyledi. Ancak görüşmeden büyük bir atılım ya da kapsamlı bir anlaşma çıkmasını beklemediğini belirtti.
Oehms’e göre iki lider arasında duygusal ve siyasi bir yakınlaşma sağlanabilirse, bu bile görüşmenin önemli bir sonucu sayılacak.
Geri Dön 14 Mayıs 2026 Perşembe Önceki Yazılar