AVRUPADAN Youtube Video
AB’nin ‘yeşil aklama’ kuralı ambalaj krizine yol açabilir
AB’nin çevre iddialarına yönelik yeni kuralları, eski ambalajlı ürünleri tartışmalı hâle getirebilir. Sektör, milyonlarca ürünün çöpe gidebileceği uyarısı yapıyor.
Avrupa Birliği’nin ‘yeşil aklama’ ile mücadele için hazırladığı yeni kurallar, perakende sektöründe büyük tartışma yarattı. Bild’in aktardığı Berlin merkezli Markenverband iç yazışmasına göre, sonbahardan itibaren milyonlarca gündelik ürün yalnızca ambalajındaki eski çevre ifadeleri nedeniyle sorunlu hâle gelebilir.
Bu durum kahve, deterjan, şampuan, uzun ömürlü gıdalar ve bebek mamaları gibi birçok ürünü etkileyebilir. Ürünlerin içeriği ve kalitesiyle ilgili bir sorun olmasa da, ambalajdaki çevre ve sürdürülebilirlik iddiaları yeni kurallara takılabilir.
‘Yeşil aklama’ nedir?
Yeşil aklama, şirketlerin ürünlerini ‘çevre dostu’, ‘iklim nötr’ ya da benzeri muğlak ifadelerle gerçekte olduğundan daha sürdürülebilir göstermesi anlamına geliyor.
AB’nin Tüketicileri Yeşil Dönüşüm İçin Güçlendirme yönergesi de tam olarak bu tür iddiaları sınırlamayı hedefliyor.
Ancak sektör temsilcilerine göre sorun, hâlihazırda yasal biçimde üretilmiş ve paketlenmiş ürünlerin yeni kurallar nedeniyle bir anda hukukî risk taşıması.
27 Eylül’den itibaren kurallar sıkılaşıyor
AB genelinde 27 Eylül’den itibaren ambalajlardaki çevre ve sürdürülebilirlik iddiaları için daha sıkı kurallar yürürlüğe girecek.
Şirketler, bu tür ifadeleri ayrıntılı biçimde kanıtlamak zorunda kalacak. Sürdürülebilirlik etiketleri ve sertifikalar da daha sıkı biçimde denetlenecek.
Markenverband ise bunun tüketiciyi korumaktan çok yeni bir bürokrasi ve atık sorununa yol açabileceğini savunuyor.
Milyonlarca ambalaj önceden üretildi
Sektörün en büyük itirazı, birçok ürünün aylar hatta yıllar öncesinden üretilip paketlenmiş olması.
Bu ürünler depolarda ve raflarda bekliyor. Yeni kurallar devreye girdiğinde, ambalajında eski çevre iddiaları bulunan ürünlerin satışı tartışmalı hâle gelebilir.
Markenverband Başkanı Patrick Kammerer, Bild’e yaptığı açıklamada, “Sonunda tamamen kullanılabilir ürünler çöpe gidebilir; sadece ambalaj kuralları değiştiği için” dedi.
Alternatif olarak ürünlerin yeniden paketlenmesi ya da ambalajların üzerine yeni etiket yapıştırılması gerekebilir. Sektöre göre bu hem büyük iş yükü hem de yüksek maliyet anlamına geliyor.
Komisyon ‘ölçülü uygulama’ istiyor
Sektör kaynaklarına göre AB Komisyonu, ulusal makamlardan kuralları ölçülü uygulamalarını istedi.
Ancak Almanya’da bu tür uyarıların uygulamada her zaman yeterli olmadığı belirtiliyor. Markenverband’a göre bazı market zincirleri, kural yürürlüğe girmeden aylar önce, hazirandan itibaren yeni ambalaj talep etmeye başladı.
Bu nedenle AB’nin sürdürülebilirliği güçlendirmek için hazırladığı düzenlemenin, kısa vadede daha fazla atık ve daha fazla maliyet yaratabileceği tartışılıyor.
Geri Dön 19 Mayıs 2026 Salı Önceki Yazılar