AVRUPADAN Youtube Video
Bütçe alarmı büyüyor: Yunanistan benzeri kriz tehlikesi
Belçika Bütçe Bakanı Vincent Van Peteghem, önlem alınmazsa ülkenin Yunanistan benzeri bir krizle karşılaşabileceğini söyledi.
Belçika’da bütçe açığı ve artan kamu borcu hükûmetin en kritik gündemi hâline geldi. Federal Bütçe Bakanı Vincent Van Peteghem, mevcut gidişat değişmezse ülkenin birkaç yıl içinde çok daha sert önlemlerle karşı karşıya kalabileceği uyarısında bulundu.
CD&V’li Van Peteghem’e göre mesele yalnızca rakamlardan ibaret değil. Bakan, bunun Belçika’nın refah devletini kurtarma meselesi olduğunu söyledi.
Van Peteghem, mevcut bütçe rakamlarıyla devam edilirse 5 yıl içinde IMF, Avrupa Komisyonu ve başka kurumların Belçika’ya gelip kesintileri dışarıdan dayatabileceğini savundu.
“Krizler yavaş gelmez, bir anda patlar”
Bakan, Avrupa’daki maliye ve bütçe bakanlarıyla yaptığı toplantıda IMF’nin sunduğu bir grafiğin kendisini etkilediğini anlattı. Grafikte Yunanistan, İrlanda ve Portekiz’de finansal krizlerin ne kadar hızlı ve ani geliştiği gösteriliyordu.
Van Peteghem’e göre mali krizler çizgisel ilerlemiyor. Piyasalar bir ülkeyi hedef aldığında güveni yeniden kazanmak için çok daha sert tedbirler gerekiyor. Bakan, Belçika’nın böyle bir senaryodan mutlaka kaçınması gerektiğini vurguladı.
Belçika’nın yüksek kamu borcu nedeniyle ağır faiz yükü altında olduğunu belirten Van Peteghem, siyasî kriz yaşanması hâlinde ülkenin beklenenden hızlı biçimde faiz kartopuna girebileceğini söyledi. Bu durumda devlet, sadece mevcut borcun faizini ödemek için bile yeniden borçlanmak zorunda kalabilir.
10 milyar avroluk tasarruf hedefi
Belçika’nın Avrupa kuralları gereği en az 7,7 milyar avroluk bütçe açığını kapatması gerekiyor. Ancak hükûmet, yalnızca bu zorunlu seviyede kalmak istemiyor. Hedef, toplamda yaklaşık 10 milyar avroluk tasarruf sağlamak.
Van Peteghem, 2029’a kadar gereken bütçe çabasının 7,7 milyar avro olduğunu, sonraki dönemde bunun neredeyse 9,8 milyar avroya çıkacağını söyledi. Hükûmetin daha fazlasını yapma kararı aldığını belirten Bakan, bunun durumun ciddiyetini gösterdiğini ifade etti.
Muhalefet ise hükûmete “Para nerede?” diye soruyor. Van Peteghem’e göre bugüne kadar alınan önlemler olmasaydı tablo çok daha kötü olurdu. Ayrıca savunma harcamaları ve İran krizi gibi ek yüklerin de bütçeye bindiğini söyledi.
Gelirler azalıyor, sistemler tartışma yaratıyor
Bütçe Bakanı’na göre Belçika kamu harcamalarını istikrara kavuşturmayı başardı, ancak harcamalar hâlâ yüksek. Asıl dikkat çeken sorun ise devlet gelirlerinin son yıllarda azalması.
Van Peteghem, iş gücü piyasasında vergi avantajlı birçok esneklik modeli oluşturulduğunu, ancak bu sistemlerin artık sosyal güvenliği ve refah devletini zayıflatmaya başladığını söyledi.
Bakan özellikle management şirketleri ve flexi-job sistemini hedef aldı. Management şirketlerinin aslında büyümek ve risk almak isteyen girişimcileri korumak için var olduğunu, yalnızca vergi optimizasyonu amacıyla kullanılmaması gerektiğini belirtti.
Flexi-job sistemi kontrolden çıkıyor
Van Peteghem’in en sert çıkışı flexi-job sistemiyle ilgili oldu. Bu model, Belçika’da kişilerin asıl işlerinin yanında daha düşük vergi ve sosyal yüklerle ek iş yapabilmesine imkân tanıyor.
Bakan’a göre sistem artık amacını aşmış durumda. Bazı durumlarda dörtte dörtten az çalışan bir kişinin yanına flexi-job eklemesi, tam zamanlı çalışmaktan mali açıdan daha avantajlı hâle gelebiliyor.
Van Peteghem, aynı işi yapan iki kişiden birinin bu sistem sayesinde net olarak daha fazla gelir elde edebildiğini söyledi. Ona göre flexi-job modeli, en ucuz iş gücü biçimine dönüşmemeli ve tüm iş piyasasını baskı altına almamalı.
Bakan, “Flexi-jobların sayısındaki artış, yeni uzun süreli hastalık vakaları gibi büyüyen bir sorun hâline geliyor. Sistem kontrolden çıkıyor. Böyle giderse refah devletimiz ödenebilir olmaktan çıkar” mesajı verdi.
Sistemdeki çelişkiler düzeltilecek
Van Peteghem, flexi-jobların tamamen kaldırılmasından çok sistemdeki adaletsizliklerin giderilmesini savunuyor.
Bugün flexi-job yapan biri kişisel sosyal güvenlik primi ödemiyor, buna rağmen emeklilik hakkı biriktirebiliyor. Buna karşılık öğrenci işi yapan biri kişisel katkı ödüyor ama emeklilik hakkı kazanmıyor. Gönüllü olarak ek gelir elde eden biri ise bunun üzerinden yüzde 20 vergi ödemek zorunda kalabiliyor.
Bakan’a göre bu farkları halka anlatmak mümkün değil.
CD&V: Refah devleti yük değil, güvencedir
Van Peteghem, hükûmetin refah devletini zayıflatacak bir çizgiye kaymaması gerektiğini de söyledi. Bakan, önce devlet gelirlerini azaltıp sonra bütçe açığını gerekçe göstererek sosyal devlette kesinti yapma yaklaşımına karşı olduğunu belirtti.
CD&V açısından refah devleti ve sosyal diyalog bir yük değil, toplum için güvence. Van Peteghem’e göre sosyal sistemler, belirsizliğin arttığı bir dönemde insanlara zor zamanlarda yardım edileceği mesajını veriyor.
Ancak Bakan, bunun karşılığında herkesin adil payını ödemesi gerektiğini de vurguladı.
Yeni vergi değil, mevcut vergilerde genişleme
Van Peteghem, 10 milyar avroluk bütçe açığını kapatmanın acısız olmayacağını kabul ediyor. Buna rağmen yeni vergi getirmeden ilerlenebileceğini savunuyor.
Bakan’a göre yapılması gereken, mevcut vergilerin tabanını genişletmek. Bu seçenekler arasında genel KDV oranının yüzde 21’den yüzde 22’ye çıkarılması ya da düşük KDV oranlarının yeniden düzenlenmesi de var.
Van Peteghem, vergi sisteminde sadelikten yana olduğunu belirterek “Basit tutmak gerekir” mesajı verdi.
‘Bütçe sadece Excel dosyası değil’
Bakan, bütçenin yalnızca sayılardan oluşan bir Excel tablosu olmadığını söyledi. Ona göre bütçe, devletin ülkeyi nereye götürmek istediğini de göstermeli.
Van Peteghem, bu kuşağın en önemli görevinin refah devletini korumak olduğunu söyledi. Bunun uzak geleceğe ait soyut bir hedef olmadığını, 10 yıl sonra ödenecek emekli maaşları ve sağlık hizmetleriyle doğrudan ilgili olduğunu belirtti.
Önceki bütçe hatalarından ders mesajı
Van Peteghem, geçen yılki bütçe yönteminin tekrar edilmemesi gerektiğini de kabul etti. O süreçte uzun görüşmeler yapılmış, tartışmalar siyasî krize dönüşmüş ve Başbakan Bart De Wever krizi aşmak için kralın huzuruna çıkmak zorunda kalmıştı.
Bakan’a göre bu kez daha fazla hazırlık yapıldı. Öneriler uzmanlara hesaplattırıldı. Bu nedenle hükûmetin güvenilir bir bütçe ortaya koymaması için bahanesi olmadığını söyledi.
Yine de işin kolay olmayacağını kabul etti. Koalisyon partilerinin masaya farklı ideolojik bakışlarla oturduğunu belirten Van Peteghem, buna rağmen adım atmamanın tamamen sorumsuzluk olacağını vurguladı.
Belçika’da bütçe tartışması böylece yalnızca tasarruf hesabı olmaktan çıktı. Flexi-job sistemi, vergi adaleti, sosyal güvenlik ve refah devletinin geleceği aynı dosyada birleşti.
Geri Dön 13 Temmuz 2026 Pazartesi Önceki Yazılar