AVRUPADAN Youtube Video
Belçika’da her üç çalışandan biri tükenmişlik riski altında
Belçika'da her üç çalışandan biri tükenmişlik riski taşıyor. UGent@Work araştırmasına göre çalışanların yalnızca yüzde 40'ı işvereninden ruh sağlığı desteği görüyor.
Belçika’da çalışanların ruh sağlığına ilişkin yeni araştırma dikkat çekici bir tablo ortaya koydu. Her üç çalışandan yaklaşık biri tükenmişlik açısından riskli grupta yer alıyor. Çalışanların önemli bölümü ise iş yerinde bürokrasi, yoğun zihinsel yük ve gereksiz görevlerden şikâyet ediyor.
Gent Üniversitesi bünyesindeki UGent@Work tarafından yapılan araştırmaya 18 ile 66 yaş arasında, haftada en az 18 saat çalışan 1.333 kişi katıldı. Araştırmacılar örneklemin Belçika’daki çalışan nüfusunu büyük ölçüde temsil ettiğini belirtti.
Her üç çalışandan biri riskli grupta
Araştırmaya göre Belçikalı çalışanların yüzde 31’i orta veya yüksek düzeyde tükenmişlik riski taşıyor. Çalışanların yüzde 14’ünde ise risk 'çok yüksek' seviyede.
Bu oran 2018 yılında yüzde 24, 2021’de ise yüzde 29 olarak ölçülmüştü. Araştırmacılar, koronavirüs döneminde hızlanan olumsuz eğilimin daha yavaş da olsa devam ettiğini belirtiyor.
Risk bölgelere göre de önemli farklılık gösteriyor. Brüksel’de çalışanların yüzde 44’ü, Valonya’da yüzde 36’sı, Flaman bölgesinde ise yüzde 28’i risk grubunda bulunuyor. Tükenmişlik riski 35-49 yaş arasındaki çalışanlarda yüzde 36’ya çıkıyor.
Çalışanlar ruh sağlıklarına 10 üzerinden 6,9 verdi
Çalışanlardan iş yerindeki ruhsal durumlarını 10 üzerinden değerlendirmeleri de istendi. Belçika genelindeki ortalama 6,9 oldu.
Flaman bölgesindeki çalışanlar 7,09 puanla en yüksek ortalamaya sahipken, Valonya’da bu rakam 6,61, Brüksel’de ise 6,53 olarak ölçüldü.
Araştırmaya göre çalışanların yalnızca yüzde 18’i işinden gerçekten çok memnun olduğunu belirtti. Yüzde 27’si ise son çalışma günlerinde duygusal açıdan olumsuz hissettiğini bildirdi.
En büyük sorun zihinsel yük ve bürokrasi
Çalışanların ruh sağlığını en fazla zorlayan unsur yoğun zihinsel yük oldu. Katılımcıların yüzde 65’i yaptığı işi zihinsel açıdan yorucu bulduğunu söyledi.
Bunu yüzde 58 ile iş yerindeki bürokrasi ve yüzde 53 ile kayıt, raporlama gibi idari işler takip etti.
Çalışanların yüzde 47’si ise daha çarpıcı bir soruna dikkat çekti. Neredeyse her iki çalışandan biri, iş yerinde gereksiz olduğunu düşündüğü veya daha iyi bir organizasyonla çok daha kolay yapılabilecek görevlerle uğraşmak zorunda kaldığını belirtti.
Her iki çalışandan yalnızca biri yöneticisinden destek görüyor
Araştırmada çalışanların ruh sağlığını olumlu etkileyen unsurlar da incelendi. Katılımcıların yüzde 74’ü çalışma arkadaşlarından gördüğü desteğin önemli olduğunu söyledi. Yine yüzde 74’ü işini yapmak için gerekli araçlara sahip olmasını olumlu bir unsur olarak gösterdi.
Empati kurabilen ve çalışanlara sıcak yaklaşan yöneticiler de yüzde 60 ile öne çıktı.
Ancak çalışanların yalnızca yüzde 50’si yöneticisinin işini düzgün yapabilmesi için kendisine gerçekten yardımcı olduğunu düşünüyor.
İşverenlerin yalnızca yüzde 40’ı ruh sağlığı desteği sunuyor
Araştırmanın en dikkat çekici sonuçlarından biri de işverenlerin sunduğu desteklerde ortaya çıktı.
Çalışanların yalnızca yüzde 40’ı işvereninin iş yerindeki ruhsal sorunlara karşı herhangi bir destek sağladığını söyledi. Çok sayıda çalışan ise şirketinde böyle bir destek bulunup bulunmadığını dahi bilmediğini belirtti.
İşverenlerin en sık sunduğu destek, yöneticiyle görüşme imkânı oldu. Çalışanlar ise mevcut uygulamalardan çok, görevlerinin ve çalışma saatlerinin ruh sağlıklarını koruyacak biçimde yeniden düzenlenmesine ilgi gösteriyor.
UGent@Work araştırmacıları, tükenmişlikle mücadelede belirtiler ortaya çıktıktan sonra müdahale etmek yerine çalışma koşullarının daha erken aşamada iyileştirilmesi gerektiğine dikkat çekiyor.
Geri Dön 06 Ekim 2026 Salı Önceki Yazılar