AVRUPADAN Youtube Video
Sağlık sistemi alarm veriyor: Her 10 kişiden 3'ü parasızlıktan tedaviden vazgeçti
Avusturya'da sağlık sisteminden memnuniyet yüzde 51'e gerileyerek son yedi yılın en düşük seviyesine indi. Halkın yüzde 29'u maddi nedenlerle sağlık hizmeti almaktan vazgeçti.
Avusturya'da sağlık sistemine yönelik memnuniyet son yedi yılın en düşük seviyesine geriledi. Yeni bir araştırmaya göre vatandaşların yalnızca yüzde 51'i ülkedeki sağlık hizmetlerinden memnun. Uzman doktor randevuları için uzayan bekleme süreleri ve artan sağlık giderleri, halkın en önemli şikâyetleri arasında bulunuyor.
ORF'nin haberine göre sonuçlar, 19-20 Ekim tarihlerinde Salzburg eyaletindeki Bad Hofgastein'da düzenlenecek Avusturya Sağlık Forumu (AHF) öncesinde açıklandı.
Demox Research tarafından gerçekleştirilen araştırmaya, 2-5 Ekim tarihleri arasında 16 yaş ve üzerindeki bin kişi internet üzerinden katıldı.
Memnuniyet yüzde 76'dan yüzde 51'e düştü
Araştırmanın en dikkat çekici sonucu, sağlık sistemine duyulan memnuniyetin yıllar içerisinde ciddi biçimde azalması oldu.
Mayıs 2019'da Avusturyalıların yüzde 76'sı sağlık sisteminden memnun olduğunu belirtiyordu. Bu oran Ekim 2026'da yüzde 51'e geriledi.
Böylece memnuniyet, ölçümlerin başladığı 2019 yılından bu yana en düşük seviyeye indi.
Katılımcıların yüzde 46'sı ise sağlık sisteminden memnun olmadığını açıkladı.
Sonuçlar, sağlık hizmetlerinden memnun olanlarla olmayanların sayısının neredeyse eşitlendiğini gösteriyor.
Uzman doktor randevusu için beş hafta bekliyorlar
Vatandaşların en fazla şikâyet ettiği konulardan biri, uzman doktorlara ulaşmanın giderek zorlaşması.
Ankete katılanların yaklaşık yarısı, uzman doktor randevusu alabilmek için beş hafta veya daha uzun süre beklemek zorunda kaldığını belirtti.
Katılımcıların yüzde 64'ü ise bu bekleme sürelerini kabul edilemez bulduğunu söyledi.
Özellikle uzman doktor muayeneleri için haftalarca beklenmesi, sağlık sisteminden duyulan memnuniyetsizliğin önemli nedenlerinden biri olarak öne çıktı.
Yüzde 29'u parasızlıktan sağlık hizmeti alamadı
Araştırma, sağlık hizmetlerine erişimde maddi sorunların da önemli bir engel hâline geldiğini ortaya koydu.
Katılımcıların yüzde 29'u, son 12 ay içerisinde maddi nedenlerle en az bir sağlık hizmetinden yararlanmaktan vazgeçtiğini açıkladı.
Bu sonuç, Avusturya'da yaklaşık her 10 kişiden üçünün sağlık harcamaları nedeniyle ihtiyaç duyduğu bir hizmeti alamadığını gösteriyor.
Ancak araştırma, bu kişilerin hangi sağlık hizmetlerinden vazgeçtiğine ilişkin ayrıntılı bilgi sunmuyor.
Hastaneye alternatif sağlık merkezlerine büyük destek
Sağlık hizmetlerinden memnuniyetsizlik artarken vatandaşların sistemin değiştirilmesine oldukça açık olduğu da belirlendi.
Katılımcıların yüzde 60'ı, daha hızlı doktor randevusu alabilmek için belirli bir başvuru sistemini takip etmeye hazır olduğunu söyledi.
Örneğin hastaların önce sağlık danışma hattını araması, ardından uygun doktora yönlendirilmesi geniş destek görüyor.
Bunun yanında katılımcıların yüzde 88'i, farklı uzmanlık alanlarından doktorların birlikte çalıştığı bölgesel sağlık merkezlerini hastanelere alternatif olarak kullanabileceğini belirtti.
Bu sonuç, hastaların doğrudan hastaneye başvurmak yerine daha kolay ulaşılabilen sağlık merkezlerinde tedavi görmeye sıcak baktığını gösteriyor.
Aşıya destek yüzde 73
Araştırmada vatandaşların koruyucu sağlık hizmetlerine yaklaşımı da incelendi.
Katılımcıların yüzde 70'i daha önce aşılardan, yüzde 63'ü genel sağlık kontrollerinden, yüzde 62'si ise koruyucu diş sağlığı hizmetlerinden yararlandığını açıkladı.
Buna karşılık düzenli ve yapılandırılmış koruyucu sağlık programlarına katılım yüzde 21'de kaldı.
Sağlık danışmanlığı hizmetlerinden yararlananların oranı yüzde 18, hastalıkları önlemeye yönelik eğitimlere katılanların oranı ise yalnızca yüzde 6 oldu.
Aşılara yönelik genel tutum ise olumlu.
Katılımcıların yüzde 73'ü aşıları desteklediğini, yüzde 39'u ise çok güçlü biçimde desteklediğini belirtti. Aşılara karşı çıkanların oranı yüzde 22 olarak ölçüldü.
Sağlık verilerini araştırmacılarla paylaşmaya hazırlar
Araştırmanın bir başka sonucu, vatandaşların sağlık alanındaki bilimsel çalışmalara yönelik yaklaşımı oldu.
Katılımcıların yüzde 66'sı, kişisel sağlık verilerini bilimsel araştırmalarda kullanılmak üzere paylaşmaya hazır olduğunu söyledi.
Bu oranın önceki araştırmalara kıyasla yüksek seviyesini koruduğu belirtildi.
Ancak vatandaşlar, mevcut sağlık sisteminin hastalıkları önlemekten çok hastalık ortaya çıktıktan sonra tedavi etmeye odaklandığını düşünüyor.
Ankete katılanların yüzde 62'si sağlık sisteminin önceliğinin akut hastalıkları tedavi etmek olduğunu belirtirken yalnızca yüzde 28'i hastalıkların önlenmesi ve sağlığın korunmasına ağırlık verildiğini düşünüyor.
Uzmanlar: Sağlık sistemi yalnızca hastaları tedavi etmemeli
Avusturya Sağlık Forumunun kurucusu Christoph Hörhan, araştırma sonuçlarının sağlık hizmetlerinin yapısına ilişkin önemli sorunları ortaya koyduğunu söyledi.
Hörhan, insanların hastalıkları önlemeyi önemsediğini, aşılara büyük ölçüde olumlu yaklaştığını ve sağlık verilerini bilimsel araştırmalara sunmaya hazır olduğunu belirtti.
Ancak sağlık sisteminin daha çok hastalık ortaya çıktıktan sonra müdahale eden bir yapı olarak görülmesinin memnuniyetsizliği artırdığını vurguladı.
Hörhan'a göre özellikle bazı alanlarda çok uzun bekleme sürelerinin bulunması da vatandaşların sağlık sistemine yönelik değerlendirmelerini olumsuz etkiliyor.
19 Ekim'de sağlık reformu masaya yatırılacak
Araştırmanın sonuçları, 19-20 Ekim tarihlerinde Bad Hofgastein'da düzenlenecek Avusturya Sağlık Forumunda tartışılacak.
İki günlük toplantıya 200'den fazla uzmanın ve sektör temsilcisinin katılması bekleniyor.
Forumda hastalıkların önlenmesi, dijital sağlık hizmetleri ve sağlık sisteminin daha verimli hâle getirilmesi ele alınacak.
Avusturya'da hazırlanan sağlık reformuyla uzman doktor merkezlerinin yaygınlaştırılması ve sağlık hizmetlerinin dijitalleştirilmesi planlanıyor.
Ayrıca vatandaşların tıbbi danışmanlık alabildiği 1450 numaralı sağlık hattının daha etkin kullanılması hedefleniyor.
Yeni araştırma, Avusturya'da sağlık sisteminin en önemli sorunlarının yalnızca tedavi kalitesiyle ilgili olmadığını, vatandaşların zamanında ve maddi açıdan karşılayabilecekleri sağlık hizmetlerine ulaşmakta da zorlandığını ortaya koyuyor.
Geri Dön 16 Ekim 2026 Cuma Önceki Yazılar