AVRUPADAN Youtube Video
Avusturya’da kadınların yüzde 44’ü ‘şikâyetlerimiz ciddiye alınmıyor’ diyor
Avusturya’da kadınların yüzde 44’ü sağlık şikâyetlerinin zaman zaman ya da sık sık ciddiye alınmadığını söylüyor. Erkeklerde bu oran yüzde 23’te kalıyor.
Avusturya’da yapılan yeni bir araştırma, sağlık sisteminde kadınlarla erkeklerin deneyimleri arasında dikkat çekici farklar olduğunu ortaya koydu. Kadınların önemli bir bölümü, ağrı ve diğer sağlık şikâyetlerinin doktorlar tarafından yeterince ciddiye alınmadığını düşünüyor.
ORF’nin 'Austrian Health Report 2026' araştırmasına dayandırdığı haberine göre kadınların yüzde 44’ü sağlık sorunlarının "zaman zaman" veya "sık sık" ciddiye alınmadığını söyledi. Erkeklerde aynı görüşü paylaşanların oranı yüzde 23 oldu.
Araştırma, ilaç şirketi Sandoz tarafından IFES araştırma enstitüsüne yaptırıldı. Temmuz ayında 1000 kişiyle telefon ve internet üzerinden görüşüldü.
Kadınların yalnızca yüzde 41’i sağlık sisteminden memnun
Sağlık sisteminden memnuniyet konusunda da cinsiyetler arasında belirgin fark çıktı.
Erkeklerin yüzde 56’sı Avusturya’daki sağlık sisteminden "memnun" veya "çok memnun" olduğunu belirtirken, kadınlarda bu oran yüzde 41’de kaldı. Kadınların yüzde 42’si ise sistemi yalnızca kısmen yeterli bulduğunu söyledi.
Genel olarak araştırmaya katılanların yüzde 17’si sağlık sisteminden memnun olmadığını bildirdi. IFES Genel Müdürü Eva Zeglovits, memnuniyet oranında geçen yıla göre hafif bir düşüş yaşandığını belirtti.
Kadınların sağlık sorunları ‘psikolojik’ denilerek geçiştiriliyor
Araştırmanın en dikkat çekici sonuçlarından biri de kadınların yaşadığı ağrı ve belirtilerin nasıl değerlendirildiği oldu.
Kadınların üçte birinden fazlası, fiziksel şikâyetlerinin psikolojik veya psikosomatik olduğu söylenerek geçiştirildiğini belirtti. Erkeklerde aynı deneyimi yaşayanların oranı yalnızca yüzde 15 olarak ölçüldü.
Araştırmacılar, bu farkın kadınların sağlık sistemine duyduğu güveni ve memnuniyeti de doğrudan etkilediğine dikkat çekiyor.
İlaç bulunabileceğine güven azalıyor
Avusturyalıların ilaç tedariğine duyduğu güven de geriledi.
Katılımcıların yalnızca yüzde 37’si ihtiyaç duyduğu ilaçların gelecekte de güvenli şekilde bulunabileceğini düşünüyor. Geçen yıl bu oran yüzde 44’tü.
Son yıllarda Avrupa’da bazı ilaçlarda yaşanan tedarik sorunları, vatandaşların sağlık sistemine yönelik kaygılarının önemli başlıklarından biri haline gelmiş durumda.
Gençlerde ruh sağlığı alarmı
Araştırmada yaş grupları arasında ruh sağlığı açısından da büyük farklar görüldü.
60 yaşın üzerindekilerin yüzde 39’u ruhsal sağlık durumunu "çok iyi" olarak değerlendirirken, 29 yaş ve altındaki gençlerde bu oran yalnızca yüzde 20 oldu.
Avusturya Psikoterapi Federal Birliği Başkanı Barbara Haid, gençlerin ruh sağlığına daha fazla önem verilmesi gerektiğini belirtti.
Haid, "Daha güvensiz hale gelen bir dünyada yaşıyoruz ve bunun etkileri genç insanlar üzerinde yaşlı kuşaklardan çok daha ağır hissediliyor" dedi.
Araştırmaya katılanların genelinde ise yüzde 70, fiziksel sağlık durumunu "iyi" veya "çok iyi" olarak tanımladı.
Erkekler sağlık sorunlarını daha az kabul ediyor
Yüksek Araştırmalar Enstitüsü’nden Thomas Czypionka ise kişilerin kendi sağlık durumlarına ilişkin değerlendirmelerinin her zaman gerçek tabloyu yansıtmayabileceğini söyledi.
Özellikle erkeklerin sağlık konusundaki bilgi düzeyinin ve kendi belirtilerini fark etme eğiliminin daha düşük olabildiğine dikkat çekti.
Czypionka, Avusturya’daki intihar sonucu ölümlerin dörtte üçünü erkeklerin oluşturduğunu, buna karşın erkeklerin depresyonu kabul etme ve yardım arama konusunda daha çekingen davrandığını belirtti. Erkeklerin koruyucu sağlık kontrollerine de daha az gittiği ifade edildi.
Evde sağlık ve bakım yükü kadınların üzerinde
Araştırma, kadınların yalnızca sağlık sisteminde değil, ev içindeki sağlık ve bakım sorumluluklarında da daha fazla yük taşıdığını ortaya koydu.
Partneri olan kadınların yüzde 67’si aile içindeki sağlık konularından kendisini sorumlu gördüğünü söyledi. Hastalanan aile bireylerinin bakımı söz konusu olduğunda bu oran yüzde 58 oldu.
Erkeklerde ise yalnızca yüzde 44 evdeki sağlık meselelerinden, yüzde 21 de hasta bakımından kendisini sorumlu görüyor.
Barbara Haid, bu durumun kadınlarda sürekli bir 'mental yük' yarattığını belirterek, bunun "her şeyi sürekli düşünmek ve her şeyden sorumlu olmak zorundaymış gibi hissetmeye" yol açtığını söyledi.
Geri Dön 08 Ekim 2026 Perşembe Önceki Yazılar