AVRUPADAN Youtube Video
Vergi indirimi kavgası büyüyor
Alman hükûmeti düşük ve orta gelirleri rahatlatmak istiyor. Ancak reformun yıllık maliyeti 20 ila 30 milyar avroya çıkabilir.
Almanya’da CDU/CSU-SPD koalisyonu, gelecek yıldan itibaren gelir vergisinde indirim yapmayı planlıyor. Hedef, özellikle düşük ve orta gelirli çalışanları rahatlatmak.
Koalisyon sözleşmesinde yer alan plana göre küçük ve orta gelirlerde gelir vergisi yasama döneminin ortasında düşürülecek. Federal Maliye Bakanlığı, düzenlemeden özellikle ayda 2 bin 500 ila 3 bin avro brüt gelir elde edenlerin yararlanacağını belirtiyor. Reformun 1 Ocak 2027’de yürürlüğe girmesi hedefleniyor.
Ancak asıl tartışma, vergi indiriminin nasıl finanse edileceği üzerinde yoğunlaşıyor.
Düşük gelirliye yılda 100 ila 200 avro
Alman Ekonomi Araştırmaları Enstitüsü’nden ekonomist Stefan Bach’ın hesabına göre düşük gelirli çalışanlar yılda 100 ila 200 avro arasında rahatlama görebilir.
Orta gelir grubunda ise indirim yılda 400 avroya kadar çıkabilir.
Bach’a göre tutarın sınırlı kalmasının nedeni Almanya’daki kademeli vergi sistemi. Geliri düşük olanlar zaten oransal olarak daha az vergi ödediği için, vergi indirimi bu gruba daha sınırlı yansıyor.
Buna karşılık reformun bütçeye maliyeti oldukça yüksek. Bach, devletin yıllık vergi kaybının 20 ila 30 milyar avro arasında olabileceğini hesaplıyor.
SPD yüksek gelirlilere yönelmek istiyor
SPD, bu açığın daha yüksek gelirli kişilerden alınacak ek vergilerle kapatılmasını istiyor.
SPD Federal Meclis Grup Başkanı Matthias Miersch, ARD-Bericht aus Berlin programında, yalnızca servet vergisi ya da zengin vergisinin değil, en yüksek gelir vergisi oranının da tartışılması gerektiğini söyledi.
Almanya’da en yüksek gelir vergisi oranı yüzde 42. Bu oran, bekârlar için yıllık vergilendirilebilir gelirin 69 bin 879 avroyu aşan kısmına uygulanıyor.
Ancak CDU ve CSU bu oranın artırılmasına karşı çıkıyor.
Merz: Birlik ile bu olmaz
Başbakan Friedrich Merz, ay başında ARD’de yayımlanan Miosga programında bu konuda net konuştu.
Merz, işçilerin, uzman çalışanların ve orta sınıfın gelir vergisi yükünün zaten yüksek olduğunu belirterek SPD ile yeni bir ağırlaştırmayı konuşmayacağını söyledi.
Başbakan, en yüksek vergi oranında artışa Birlik ve kendisiyle geçit verilmeyeceğini vurguladı.
Zengin vergisi masada ama etkisi sınırlı
Birlik içinde ise zengin vergisi konusunda daha açık bir tutum var.
Zengin vergisi, bekârlar için yıllık vergilendirilebilir gelirin 277 bin 826 avroyu aşan kısmına uygulanıyor ve oranı bugün yüzde 45.
İki Birlik milletvekili, bu oranın yüzde 47,5’e çıkarılmasını ve eşiğin 210 bin avroya indirilmesini önerdi.
Merz, bu fikre ilke olarak açık görünüyor. Ancak bununla birlikte dayanışma ek vergisinin kaldırılmasını şart koşuyor.
CSU Federal Meclis Grup Başkanı Alexander Hoffmann, bu öneriyi SPD’ye doğru ‘büyük bir adım’ olarak nitelendirdi.
Ancak DIW ekonomisti Bach’a göre bu adımın bütçeye katkısı sınırlı olur. Çünkü zengin vergisini ödeyen kişi sayısı az. Vergi oranındaki her 1 puanlık artış, yaklaşık 1 milyar avro ek gelir sağlar.
Miras vergisi daha fazla gelir getirebilir
Daha yüksek gelir sağlayabilecek başlıklardan biri miras vergisi reformu.
Bugünkü sistemde şirket varlıkları için geniş muafiyetler uygulanıyor. Mirasçılar şirketi belli bir süre işletmeye devam ederse ve ücret toplamı gibi bazı şartları yerine getirirse, şirket varlıkları tamamen ya da büyük ölçüde miras vergisinden muaf tutulabiliyor.
Bu düzenlemenin amacı şirketlerin ayakta kalmasını ve istihdamın korunmasını sağlamak.
Ancak bu muafiyetler, devlete milyarlarca avroluk gelir kaybı yaratıyor. SPD, bu nedenle yalnızca değeri 5 milyon avroya kadar olan aile işletmelerinin korunmasını öneriyor.
ifo ekonomisti Andreas Peichl’e göre miras vergisi reformu devlete 4 ila 6 milyar avro ek gelir sağlayabilir.
Birlik ise bu konuda temkinli. CDU/CSU, işletmelerin vergi yükü nedeniyle satılmak zorunda kalabileceğini ve Almanya’nın yatırım yeri olarak zayıflayabileceğini savunuyor.
Ayrıca miras vergisinden gelecek ek gelir federal bütçeye değil, eyaletlere gidiyor.
KDV artışı da tartışıldı
Son dönemde finansman için bir başka öneri daha gündeme geldi: KDV’nin yüzde 19’dan yüzde 21’e çıkarılması.
Ancak bu öneri hem SPD hem de CSU içinde tepkiyle karşılandı.
SPD Grup Başkanı Miersch, KDV artışının düşük gelirli kesimleri orantısız biçimde daha ağır etkileyeceğini söyledi.
CSU lideri Markus Söder de fiyatların yükseldiği bir dönemde KDV artışının kötü bir sinyal olacağını belirtti. Söder, Miosga programında böyle bir artışın geleceğini düşünmediğini söyledi.
Buna rağmen ifo ekonomisti Peichl’e göre KDV artışı bütçe açısından etkili olabilir. Yalnızca federal bütçeye yılda yaklaşık 15 milyar avro ek gelir sağlayabilir.
Peichl, ekonomik açıdan tüketimi biraz daha fazla vergilendirmenin, geliri daha fazla vergilendirmekten daha mantıklı olabileceğini savunuyor.
Koalisyonun zor denklemi
Vergi reformu, koalisyon için hem sosyal hem de siyasî açıdan zor bir denge oluşturuyor.
SPD düşük ve orta gelirleri rahatlatırken yüksek gelir gruplarının daha fazla katkı yapmasını istiyor. Birlik ise gelir vergisinde yeni yükleri reddediyor ve özellikle orta sınıf ile işletmeler üzerindeki baskının artmaması gerektiğini savunuyor.
Reformun yürürlüğe girebilmesi için hükûmetin yalnızca kimin ne kadar rahatlayacağını değil, 20 ila 30 milyar avroluk açığın kimin cebinden kapatılacağını da netleştirmesi gerekiyor.
Geri Dön 20 Mayıs 2026 Çarşamba Önceki Yazılar