AVRUPADAN Youtube Video
Lauterbach’tan iklim için küresel sağlık alarmı çağrısı
Eski Sağlık Bakanı Karl Lauterbach’ın da yer aldığı uzman grubu, DSÖ’nün iklim krizini uluslararası sağlık acil durumu olarak tanımasını istiyor.
Almanya’nın eski Federal Sağlık Bakanı Karl Lauterbach, iklim krizinin küresel sağlık acil durumu olarak ele alınması gerektiğini savundu. SPD’li siyasetçi, Dünya Sağlık Örgütü’nün iklim krizini ‘uluslararası öneme sahip sağlık acil durumu’ ilan etmesini isteyen uzman grubu içinde yer alıyor.
Bu statü, DSÖ’nün kullandığı en yüksek uyarı düzeylerinden biri olarak biliniyor. Son yıllarda Covid salgınının başında ilan edilmiş, ardından birçok ülkede maske zorunluluğu, okul kapanmaları ve toplantı yasakları gibi önlemler devreye girmişti.
Lauterbach: Sağlık sonuçları çok ağır
Spiegel’e konuşan Lauterbach, iklim krizinin uzun süredir DSÖ’nün en önemli gündemlerinden biri olması gerektiğini söyledi.
Lauterbach, “İklim değişikliği aslında uzun zamandır DSÖ’nün gündeminin en üst sırasında olmalıydı. Çünkü onu bu kadar tehlikeli yapan nedir? Ekonomik sonuçlarının dışında, sağlık üzerindeki etkileridir” dedi.
Lauterbach’a göre iklim değişikliği yalnızca çevre ya da ekonomi meselesi değil. Aşırı sıcaklar, kuraklık, hava kirliliği, salgın riskleri ve sağlık sistemleri üzerindeki baskı nedeniyle doğrudan insan sağlığını ilgilendiriyor.
DSÖ komisyonundan 54 sayfalık rapor
Lauterbach, DSÖ Avrupa Ofisi tarafından bir yıl önce kurulan Panavrupa İklim ve Sağlık Komisyonu’nda görev yapıyor. 11 kişilik komisyona İzlanda’nın eski başbakanı Katrín Jakobsdóttir başkanlık ediyor. Üyeler arasında Lauterbach’ın yanı sıra Danimarkalı eski AB İklim Komiseri Connie Hedegaard da bulunuyor.
Komisyonun 54 sayfalık raporunda iklim krizinin güvenlik, toplumsal dayanışma, insan hakları ve sağlık açısından ciddi tehdit oluşturduğu belirtildi.
DSÖ’ye yeni yetki önerisi
Komisyon, DSÖ bünyesinde iklim ve sağlık konusunda yeni bir bilgi merkezi kurulmasını öneriyor. Bu merkezin hükûmetlere veri sağlaması, sağlık sistemlerini iklim değişikliğine hazırlaması ve iklim krizini inkâr eden söylemlere karşı bilimsel bilgi sunması hedefleniyor.
Raporda ayrıca DSÖ’nün, üye ülkelerin sağlık sistemlerini iklim değişikliğine ne kadar hazırladığını iki yılda bir değerlendirmesi önerildi.
Lauterbach ve komisyondaki diğer uzmanlar, DSÖ’nün yetkilerinin genişletilmesini de istiyor. Mevcut kurallar, DSÖ’nün yalnızca küresel ısınma nedeniyle sağlık acil durumu ilan etmesine açık biçimde imkân vermiyor.
Komisyon, bu durumun değiştirilmesi gerektiğini savunuyor. Böylece DSÖ’nün özellikle yıkıcı sıcak hava dalgaları gibi durumlarda uluslararası ölçekte koordineli önlemler başlatabileceği belirtiliyor.
Tartışma büyüyebilir
Lauterbach’ın çağrısı, iklim krizinin sağlık politikası içinde nasıl ele alınacağına ilişkin tartışmayı yeniden gündeme taşıdı.
Destekleyenler, aşırı sıcaklar ve iklim kaynaklı sağlık risklerinin artık olağan kriz yönetimiyle karşılanamayacağını savunuyor. Eleştirenler ise DSÖ’ye yeni yetkiler verilmesinin, pandemi dönemindeki gibi geniş çaplı kısıtlamalara kapı açabileceğinden endişe ediyor.
Komisyonun önerisinin DSÖ tarafından nasıl değerlendirileceği henüz netleşmedi. Ancak tartışma, iklim krizinin yalnızca çevre politikası değil, aynı zamanda küresel sağlık meselesi olarak görülmesi gerektiği yönündeki baskıyı artırıyor.
Geri Dön 18 Mayıs 2026 Pazartesi Önceki Yazılar