AVRUPADAN Youtube Video
İlaçta dışa bağımlılık büyüyor
Almanya’da ilaç kıtlığı sürerken üretim giderek AB dışına kayıyor. Uzmanlar, yeni darboğazların kapıda olduğu uyarısını yapıyor.
Almanya’da eczaneler ve hastaneler için ilaç sıkıntısı artık geçici bir sorun olmaktan çıktı. Pek çok ilaçta yaşanan tedarik problemi sürerken, üretimin Almanya ve Avrupa Birliği dışına taşınması endişeyi daha da büyütüyor.
Köln’ün Holweide semtindeki bir klinikte aylar boyunca önemli antibiyotiklerin bulunamadığı belirtildi. Başhekim Frauke Mattner “Bu, sürekli süren bir kıtlık yönetimi” diyerek durumun vehametini ortaya koydu. Mattner, yara dezenfeksiyonunda kullanılan önemli bir ürünün ancak kısa süre önce yeniden temin edilebildiğini, alternatif aramanın da personel ve işleyiş üzerinde sürekli baskı yarattığını söyledi.
550’den fazla tedarik sorunu var
Almanya Federal İlaç ve Tıbbi Cihaz Enstitüsü’nün listesinde 550’den fazla tedarik sıkıntısı yer alıyor. Bu sorun her zaman gündemin ön sıralarına çıkmasa da, özellikle çocuklar için ateş düşürücü şuruplarda yaşanan eksiklik gibi örneklerde kamuoyunun dikkatini çekiyor.
O dönemde rahatlama, yasal sağlık sigortalarının üreticilerle düşük fiyat pazarlığı yaptığı indirim sözleşmelerinin gevşetilmesiyle sağlanmıştı. Ancak sektör temsilcileri, bunun kalıcı çözüm olmadığını söylüyor.
Sistemin yükünü ucuz ilaçlar taşıyor
Avrupa’daki ilaç arzının büyük kısmını jenerik ilaçlar ayakta tutuyor. Bunlar, patent süresi dolmuş ve daha düşük maliyetle üretilen ilaçlar. Almanya’da 2024 yılında reçete edilen günlük tedavi dozlarının yaklaşık yüzde 80’i jenerik ilaçlardan oluştu.
Buna karşılık bu ilaçların toplam ilaç harcamasındaki payı yalnızca yüzde 6,9’da kaldı. Günlük doz başına ortalama fiyatın yaklaşık 6 sent olması ise üreticiler açısından kâr marjını ciddi biçimde düşürüyor.
Yeni kurallar maliyeti artırıyor
Üreticiler, Avrupa’daki maliyet baskısının yeni düzenlemelerle daha da artacağını söylüyor. Ocak 2025’te yürürlüğe giren yeni AB atık su düzenlemesi, ilaç kalıntılarının sudan arıtılması için ek temizlik aşamaları öngörüyor.
Bu yüksek maliyetin yüzde 80’ini, ‘kirleten öder’ ilkesi gereği ilaç ve kozmetik şirketlerinin üstlenmesi bekleniyor. Zentiva Almanya Müdürü Josip Meštrović “Diğer sektörlerin aksine, fiyat artışlarını doğrudan müşteriye yansıtamıyoruz” sözleriyle yakındı.
Bu nedenle AB içinde üretilen bazı ilaçlarda üretimin ekonomik olarak sürdürülebilir olup olmadığı yeniden tartışılıyor. Bazı ürünlerin üretiminin yurtdışına kaydırılması ya da tamamen piyasadan çekilmesi ihtimali güçleniyor.
Üretim yıllardır Asya’ya gidiyor
Uzmanlara göre bu süreç yeni değil. Worms Uygulamalı Bilimler Üniversitesi’nde tedarik zinciri analitiği alanında çalışan Prof. Dr. David Francas, düşük kârlı üretimin yaklaşık 20 yıldır özellikle Çin ve Hindistan’a kaydığını belirtiyor.
Sektör verilerine göre AB’de jenerik etkin madde üretiminin payı 2000 yılında yüzde 59 iken bugün yüzde 33’e kadar düştü. Son olarak jenerik üreticisi Aristo da Berlin’deki üretim tesislerini kapatacağını duyurdu.
Francas’a göre bazı ruhsat sahiplerinin Avrupa pazarına ürün vermekten tamamen vazgeçmesi de sağlıklı bir piyasanın işareti değil. Bu durumun, sistemin yapısal sorunlarını açığa çıkardığını söylüyor.
Sorun sadece maliyet değil
Tartışmanın merkezinde büyük bir çelişki bulunuyor. Bir yandan çevre standartlarının yükseltilmesi ve sağlık harcamalarının düşük tutulması isteniyor, diğer yandan Avrupa’nın ilaç üretimini yeniden kendi sınırları içinde güçlendirmesi hedefleniyor.
Uzmanlar, bu hedeflerin ancak kapsamlı bir sanayi ve sağlık stratejisiyle birlikte yürütülebileceğini vurguluyor. Böyle bir yol haritası oluşturulmazsa, önemli ilaçların üretiminin Avrupa’dan daha da uzaklaşması ve tedarik krizlerinin daha sık yaşanması bekleniyor.
Geri Dön 15 Mart 2026 Pazar Önceki Yazılar