Google Play Store Avrupadan Mobil Uygulaması
Menü

AVRUPADAN Youtube Video

Almanya’da Cezaevinden Film Gibi Kaçış! Scooterla Kayıplara Karıştı... I 15 Ekim 2026
Ben Deniz, ya Siz? 1. Bölüm: Oktan Erdikmen
19 Ekim 2026 Pazartesi

Göçmen öğrencilere ayrımcılık: Aynı başarıya daha düşük not veriliyor

Almanya'da göçmen kökenli öğrenciler, öğretmenlerin önyargıları ve ırkçı söylemlerle karşılaşıyor. Araştırmalar, aynı başarıyı gösteren öğrencilerin isimlerine göre farklı notlar alabildiğini ortaya koyuyor.

Almanya'da göçmen kökenli öğrencilerin okullarda karşılaştığı ayrımcılık yeniden gündemde. Öğrencilerin anlattıkları ve bilimsel araştırmalar, yabancı kökenli çocukların yalnızca arkadaşları tarafından değil, bazı öğretmenler tarafından da ayrımcılığa uğradığını gösteriyor. Uzmanlara göre bu durum, çocukların özgüvenini ve eğitim hayatındaki başarılarını olumsuz etkiliyor.

BR24'ün haberine göre göçmen kökenli öğrenciler, okul hayatları boyunca sık sık "Sen zaten başaramazsın" şeklindeki önyargılarla karşılaşıyor.

Eğitim uzmanları ise öğrencilere destek olmak yerine onları küçümseyen bu yaklaşımın eğitimde fırsat eşitsizliğini derinleştirdiğini belirtiyor.

Afgan öğrenci: Öğretmen sarışın çocuğu seçiyor

Bavyera'nın Schwaben bölgesindeki bir ortaokulda öğrenim gören öğrenciler, BR24'e yaşadıkları ayrımcılığı anlattı.

Afganistan kökenli İdris, öğretmeninin sınıfta yardım edebilecek bir öğrenci aradığını söyledi. Sınıfta el kaldıran tek kişi olmasına rağmen öğretmeni kendisini seçmedi.

İdris, öğretmeninin bunun yerine sarışın bir erkek öğrenciyi tercih ettiğini anlatarak "Bu berbat bir duygu" dedi.

İsmi haberde değiştirilen İdris, olayın rastlantı olmadığını, öğretmeninin kendisini bilinçli biçimde görmezden geldiğini düşünüyor.

Aynı okulda okuyan başka bir kız öğrenci ise babasının Alman, annesinin Romanyalı olduğunu anlattı.

Öğrenci, ilkokulda bazı öğretmenlerin kendisinin de Romanya'dan geldiğini düşündükleri için ona küçümseyici davrandığını söyledi.

Siyah bir erkek öğrenci de okulda sürekli ırkçı hakaretlere maruz kaldığını belirtti.

"Ben siyahım. Bunun için yapabileceğim hiçbir şey yok. Bu çok yorucu" sözleriyle yaşadıklarını anlattı.

Bu öğrencilerin tamamı, Almanya'da ortaokul bitirme diplomasına hazırlık sağlayan özel bir eğitim programında öğrenim görüyor.

Max daha mı başarılı, yoksa adı Alman olduğu için mi?

Ayrımcılık yalnızca öğrencilerin anlattıklarıyla sınırlı değil. Bilimsel araştırmalar da öğretmenlerin değerlendirmelerinde isimlerin etkili olabildiğini ortaya koyuyor.

Bochum Ruhr Üniversitesinden eğitim bilimleri profesörü Karim Fereidooni, bu konuda yapılan iki araştırmaya dikkat çekti.

'Max ve Murat' ile 'Hannah ve Hatice' isimleri üzerinden gerçekleştirilen araştırmalar, aynı akademik başarıyı gösteren öğrencilerin farklı biçimde değerlendirilebildiğini ortaya koydu.

Fereidooni, "Almanca dikte sınavında ve matematik sınavında aynı başarıyı göstermelerine rağmen Murat ve Hatice, Max ve Hannah'dan daha düşük notlar aldı" dedi.

Profesöre göre bu sonuçlar, öğrenci hakkındaki değerlendirmenin yalnızca akademik performansa dayanmadığını gösteriyor.

Öğretmenlerin öğrencilerin isimlerinden hareketle kökenleri hakkında varsayımlarda bulunması, notlandırmayı etkileyebiliyor.

Bu durum, özellikle göçmen ailelerin çocuklarının eğitim hayatında daha başlangıçtan itibaren dezavantajlı duruma düşmesine neden olabiliyor.

Başarılı öğrencinin liseye geçmesine izin verilmedi

Bavyera'daki Realschule öğrencilerinin eski eyalet temsilcisi Antonio Barrozo da benzer bir deneyim yaşadı.

Brezilya'dan 10 yaşında Almanya'ya gelen Antonio, altıncı sınıftayken üniversiteye geçiş imkânı sunan Gymnasium türündeki bir liseye geçmek istedi.

Antonio'nun anlatımına göre gitmek istediği lisenin müdürü kendisini kabul etmeye hazırdı. Ancak mevcut okulundan yazılı bir tavsiye alması gerekiyordu.

Okul yönetimi ise bu tavsiyeyi vermeyi reddetti.

Antonio, "Bunu başaramayacağımı söylediler" diye konuştu.

Annesinin itirazı üzerine Realschule türündeki okula geçmesine izin verildi.

Bugün 17 yaşında olan Antonio, okulunu 1,63 not ortalamasıyla bitirdi. Almanya'da not sisteminde 1'in en yüksek başarıyı ifade ettiği düşünüldüğünde bu, oldukça iyi bir mezuniyet notu anlamına geliyor.

Genç, şu anda maliye dairesinde mesleki eğitim görüyor.

Antonio, geçmişe dönüp baktığında okul yönetiminin kendisine güvenmemiş olmasından hâlâ üzüntü duyduğunu söyledi.

Öğretmenlerin öğrencilere güven vermesi gerektiğini belirterek "Başaramazsın demek yerine, başarabileceğini söylemeleri gerekir" dedi.

Öğretmenden öğrenciye: Ülkene geri dön

Antonio'nun yaşadığı tek ayrımcılık, okul değiştirmek istediğinde karşılaştığı engel değildi.

Genç, bir ders sırasında öğretmeninden anlattığı konuyu tekrar etmesini istediğini söyledi.

Ancak öğretmeninin verdiği yanıt karşısında şaşkına döndü.

Antonio'nun anlatımına göre öğretmeni, "Portekizce mi konuşmamı istiyorsun? Ülkene geri dön" dedi.

Genç, bu tür davranışlar nedeniyle okul hayatı boyunca kendisini diğer öğrencilerden daha fazla çalışmak zorunda hissettiğini anlattı.

"Diğerleri yüzde 100 çaba gösterirken benim yüzde 120 çaba göstermem gerekiyordu" sözleriyle yaşadığı baskıyı ifade etti.

Antonio'ya göre bazı öğretmenler, göçmen kökenli öğrencilerin yüksek notlar almasına rağmen onların başarılı olabileceğine inanmıyor.

Öğretmenler Birliği: Ayrımcılığı görüyoruz

Bavyera Öğretmenler Birliği (BLLV) Başkanı Simone Fleischmann, okullarda ayrımcılık yaşandığını kabul etti.

Fleischmann, hem öğrencilerin hem de öğretmenlerin davranışlarından kaynaklanan ayrımcılığın ciddiye alınması gerektiğini söyledi.

"Bu ayrımcılığı ve eşitsiz muameleyi görüyoruz. Yapılması gereken tek şey var: Görmek, tepki göstermek, harekete geçmek ve karşı çıkmak" dedi.

Fleischmann'a göre her okulun ayrımcılığa karşı açık kuralları ve güçlü bir değerler sistemi bulunmalı.

Öğretmenlerin de yalnızca ayrımcılığı engellemekle yetinmemesi, kendi davranışlarıyla öğrencilere örnek olması gerekiyor.

Öğretmenlere üniversiteden itibaren eğitim verilmeli

BLLV Başkanı Fleischmann, ayrımcılıkla mücadelenin öğretmenler göreve başlamadan önce başlaması gerektiğini savunuyor.

Öğretmen adaylarının üniversite eğitimleri sırasında farklı kültürler, toplumsal çeşitlilik ve ayrımcılıkla mücadele konularında bilinçlendirilmesini istiyor.

Fleischmann, Bavyera eyalet hükûmetinin hazırladığı yeni öğretmen yetiştirme programında bu konulara yer verilmesini olumlu karşıladı.

Yeni yaklaşım kapsamında öğretmenlerin farklı geçmişlerden gelen öğrencilere nasıl yaklaşmaları gerektiğini öğrenmeleri hedefleniyor.

Fleischmann'a göre öğretmenler, sınıflardaki çeşitliliğin farkında olmalı ve hiçbir öğrencinin kökeni nedeniyle dezavantajlı duruma düşmesine izin vermemeli.

Eğitimdeki en büyük engel yoksulluk

Araştırmalar, Almanya'da Alman vatandaşlığı bulunmayan gençlerin Abitur olarak bilinen üniversiteye giriş yeterliliği sağlayan diplomayı daha düşük oranda alabildiğini gösteriyor.

Bu gençlerin daha büyük bir bölümü daha düşük düzeydeki okul diplomalarıyla eğitimini tamamlıyor veya hiç diploma alamadan okuldan ayrılıyor.

Ancak uzmanlar, bunun tek nedeninin göçmen kökenli olmak olmadığını özellikle vurguluyor.

Profesör Karim Fereidooni'ye göre eğitim başarısında ailelerin davranışları, okul sistemi ve öğretmenlerin tutumları gibi çok sayıda unsur etkili.

Bunların arasında en belirleyici etken ise ailenin ekonomik durumu.

Fereidooni, "Eğitim başarısını engelleyen en önemli etken hâlâ yoksulluk" dedi.

Göçmenlerin ve göçmen ailelerin çocuklarının yoksulluktan daha fazla etkilendiğini belirten profesör, eğitimde fırsat eşitsizliğinin yalnızca kültürel veya dilsel farklılıklarla açıklanamayacağını söyledi.

Uzmanlara göre düşük gelirli ailelerde büyüyen çocukların karşılaştığı ekonomik güçlükler, okullarındaki ayrımcı tutumlarla birleştiğinde başarıya ulaşmalarını daha da zorlaştırabiliyor.

Öğrencilerin isteği çok basit: Herkese eşit davranın

BR24'ün görüştüğü öğrenciler ise öğretmenlerinden ve arkadaşlarından ayrıcalık istemediklerini, yalnızca eşit muamele görmek istediklerini söylüyor.

Schwaben'deki okulda okuyan bir öğrenci, beklentilerini şöyle anlattı:

İnsanlara nasıl göründüklerine bakmadan eşit davranılmalı. Mavi gözlü ya da siyah saçlı olmaları önemli olmamalı. İnsanları kişiliklerine göre değerlendirmeliyiz.

Bavyera'daki öğrencilerin anlattıkları, Almanya'da eğitimde fırsat eşitliğinin yalnızca okul türleri veya ekonomik imkânlarla ilgili olmadığını ortaya koyuyor.

Bir öğretmenin öğrenciye duyduğu güven, verdiği not ve kullandığı sözler de çocuğun geleceğini etkileyebiliyor.

Uzmanlar, özellikle göçmen kökenli çocukların isimleri veya ailelerinin geldiği ülke nedeniyle daha düşük beklentilerle karşılanmasının önüne geçilmesi gerektiğini vurguluyor.

Geri Dön 19 Ekim 2026 Pazartesi Önceki Yazılar

ESKİ BÜLTENLER

Hoş geldiniz / Herzlich Willkommen
Ziyaretçilerin web sitemizi mümkün olan en iyi şekilde kullanmasını sağlamak için çerezler ve teknolojiler (araçlar) kullanıyoruz. Bize onay verirseniz, bir site ziyaretçisinin uç cihazında bilgi ve veri depolayan ve bunlara buradan erişen üçüncü taraf hizmetlerini kullanacağız. Veri koruma beyanımızdaki gelecek için geçerli olmak üzere, onayınızı istediğiniz zaman iptal edebilirsiniz. Avrupadan'da kişisel verilerinizin işlenmesi, haklarınız ve Genel Veri Koruma Yönetmeliği hükümlerine göre irtibat kurulacak kişiler hakkında bilgi veri koruma bildirimi altında bulunabilir: https://avrupadan.com/sayfa/datenschutz


Wir verwenden Cookies und Technologien (Tools), um den Besucher die optimale Nutzung unserer Webseite zu ermöglichen. Sofern Sie uns Ihre Einwilligung erteilen, werden wir Dienste von Drittenanbietern verwenden, die Informationen und Daten im Endgerät eines Seitenbesuchers speichern und dort abrufen. Sie können Ihre Einwilligung jederzeit mit Wirkung für die Zukunft in unserer Datenschutzerklärung widerrufen. Informationen über die Verarbeitung personenbezogener Daten bei Avrupadan, Ihre Rechte und Ansprechpartner gemäß den Bestimmungen der Datenschutzgrundverordnung finden Sie unter Datenschutzhinweis: https://avrupadan.com/sayfa/datenschutz
KABUL ET / ZUSTIMMEN
REDDET / ABLEHNEN