AVRUPADAN Youtube Video
Boşanma hukukunda şiddet düzenlemesi
Adalet Bakanı Stefanie Hubig, aile içi şiddet mağdurlarının boşanmasını kolaylaştırmak istiyor. Bir yıllık ayrılık şartı kaldırılabilir.
Almanya’da boşanma hukukunda aile içi şiddet mağdurlarını ilgilendiren yeni bir düzenleme hazırlanıyor. ARD-Hauptstadtstudio’nun aktardığına göre Federal Adalet Bakanlığı, aile içi şiddet yaşanan evliliklerde boşanma sürecini kolaylaştıracak değişiklikler üzerinde çalışıyor.
Mevcut uygulamada, eşlerin boşanabilmesi için kural olarak önce 1 yıl ayrı yaşaması gerekiyor. Federal Adalet Bakanı Stefanie Hubig, aile içi şiddet vakalarında bu şartın aranmamasını istiyor.
Bir yıllık bekleme şartı kalkabilir
Alman hukukunda şu anda da istisnaî durumlar için bir ‘ağır mağduriyet’ düzenlemesi bulunuyor. Mahkemeler, ortak yaşamın sürdürülmesinin ya da ayrılık yılının beklenmesinin mağdur açısından katlanılamaz olduğuna karar verirse boşanma süreci hızlanabiliyor.
Ancak Hubig, aile içi şiddet vakalarında bu istisnanın daha açık ve kolay uygulanmasını hedefliyor. Böylece hem mağdurlar için hukukî güvence artırılacak hem de mahkemelerin uygulamada daha net hareket etmesi sağlanacak.
Mağdur mahkemeyi kendisi seçebilsin
Adalet Bakanı Hubig’in bir başka hedefi de aile içi şiddet mağduru kadınların dava yerini seçebilmesi.
SPD’li Bakan, mağdurların eski eşleri ya da partnerleri tarafından izlerinin sürülmesini önlemek istiyor. Bu nedenle şiddet mağdurlarına, boşanma ya da ilgili hukukî süreçlerde davanın görüleceği yeri seçme hakkı tanınması gündemde.
Amaç, mağdurun güvenliğini yalnızca polis korumasıyla değil, yargı sürecinin yapısıyla da güçlendirmek.
Cinsel suç hukukunda da değişiklik sinyali
Hubig, cinsel suç hukukunda da daha kapsamlı bir değişikliğe açık olduğunu yineledi.
Bakan, “Evet evettir” olarak bilinen düzenlemenin yasaya girmesini değerlendirebileceğini söyledi. Bu ilkeye göre cinsel eylemin rızaya dayalı sayılabilmesi için tüm tarafların açık onayı aranıyor.
Almanya’da mevcut cinsel suç hukukunda “Hayır hayırdır” ilkesi geçerli. Bu düzenleme, kişinin karşı çıkmasına rağmen gerçekleşen cinsel eylemleri cezalandırmayı esas alıyor.
Hubig’in önerdiği yaklaşım ise rızanın daha açık biçimde tanımlanmasını ve cinsel eylemin yalnızca açık onayla meşru kabul edilmesini öngörüyor.
Geri Dön 18 Mayıs 2026 Pazartesi Önceki Yazılar