AVRUPADAN Youtube Video
Almanların yüzde 81’i servet dağılımını adaletsiz buluyor
ARD anketine göre Almanya’da her beş kişiden dördü, ülkedeki ekonomik refahın adil dağılmadığını düşünüyor.
ARD’nin ‘Deine Meinung zählt!’ araştırmasına göre Almanya’da ekonomik refahın dağılımına ilişkin memnuniyetsizlik çok yüksek. Ankete katılanların yüzde 81’i, ülkedeki refahın adil biçimde paylaşılmadığını düşünüyor.
Mevcut dağılımı adil bulanların oranı ise yüzde 15’te kaldı. İnfratest dimap tarafından yapılan temsili araştırmada, nisan ayında Almanca konuşan 16 yaş ve üzeri 2 bin 84 kişiyle görüşüldü. ARD’nin çevrim içi katılım kampanyasına ise 70 binden fazla kişi katıldı.
Servet vergisine çoğunluk desteği
Araştırmaya göre Almanya’da 1997’den bu yana uygulanmayan servet vergisinin yeniden getirilmesine destek yüksek. Katılımcıların yüzde 64’ü servet vergisinin geri dönmesini doğru buluyor.
Bu öneriye Sol Parti, Yeşiller ve SPD seçmenlerinde güçlü destek veriliyor. CDU/CSU seçmenleri arasında da yaklaşık 10 kişiden 6’sı servet vergisine olumlu bakıyor. AfD seçmenlerinde ise çoğunluk bu öneriye karşı çıkıyor.
Yüksek miraslara daha fazla vergi isteniyor
Ankette yüksek miraslardan daha fazla vergi alınması fikrine de destek çıktı. Katılımcıların yüzde 61’i, büyük miraslarda verginin artırılmasını doğru buluyor.
Almanya’da miras vergisi hâlihazırda kademeli uygulanıyor. Eşler için 500 bin avroya, çocuklar için 400 bin avroya kadar olan miraslar vergiden muaf tutuluyor. Daha yüksek miraslarda ise vergi oranı artıyor.
Göçmenlere sosyal yardımda çalışma şartına destek
Araştırmada sosyal yardımlar ve göç başlığı da öne çıktı. Katılımcıların üçte ikisi, göçmenlerin Almanya’da sosyal yardım alabilmesi için önce ülkede daha uzun süre çalışmış olması gerektiği görüşünü destekliyor.
Bu görüş, özellikle 60 yaş üzerindeki katılımcılar arasında daha güçlü. Sosyal Devlet Komisyonu da ocak ayında AB vatandaşlarının Almanya’daki sosyal yardımlara erişiminin daha kapsamlı bir çalışma geçmişine bağlanmasını önermişti. Ancak bu tür bir düzenleme, AB hukuku ve serbest dolaşım ilkesi nedeniyle karmaşık bir süreç gerektiriyor.
Sosyal kesintilerde toplum ikiye bölündü
Ankete göre sosyal sistemlerin geleceğini güvence altına almak için kişisel kesintileri anlayışla karşılayabileceğini söyleyenlerin oranı yüzde 47 oldu. Aynı orandaki katılımcı ise kişisel kesintilere karşı çıkıyor.
Bölgesel farklar dikkat çekiyor. Baden-Württemberg, Rheinland-Pfalz ve kuzey eyaletlerinde kesintilere sınırlı da olsa daha fazla anlayış gösteriliyor. Saksonya, Saksonya Anhalt ve Thüringen’de ise kesintilere karşı çıkanların oranı yüzde 60’a ulaşıyor. Bu eyaletlerde kesintilere destek yüzde 31’de kalıyor.
Sosyal sistemlerde kesinti istenmiyor
Kesinti başlıkları somutlaştıkça destek azalıyor. İşsizlik sigortasında kesintiyi her üç kişiden biri doğru buluyor.
Buna karşılık sağlık, emeklilik ve bakım sigortasında kesintiye destek çok daha düşük. Genel tabloda katılımcıların yarıdan fazlası, sosyal sistemlerde kesintiye ilkesel olarak karşı çıkıyor.
Emeklilik reformunda memurların katılımına büyük destek
Araştırmada en güçlü destek gören önerilerden biri, memurların, serbest çalışanların ve siyasetçilerin de yasal emeklilik sigortasına dâhil edilmesi oldu. Katılımcıların yüzde 86’sı bu öneriyi doğru buluyor.
Benzer modeller İsviçre ve Norveç gibi ülkelerde uygulanıyor.
Prim yılına dayalı emeklilik önerisi de destek buldu
Emekliliğin prim ödeme yıllarına daha fazla bağlanması önerisine de toplumda destek var. Fransa ve İspanya’daki modellere benzeyen bu yaklaşımı katılımcıların üçte ikisi doğru buluyor.
Buna karşılık emeklilik yaşının ortalama yaşam süresine bağlanması fikri kabul görmüyor. Katılımcıların yüzde 64’ü, yaşam süresi arttıkça emeklilik yaşının da yükseltilmesine karşı çıkıyor. Bu öneriye destek yüzde 29’da kalıyor.
Bireysel emeklilik ağırlıklı modele ret
ABD tarzı daha radikal bir sistem değişikliği de ankette destek bulmadı. Yasal emekliliğin en aza indirilmesi, emeklilik primlerinin düşürülmesi ve bireysel sorumluluğun artırılması önerisini katılımcıların yüzde 70’i yanlış buluyor.
Bu sonuç, Almanya’da yasal emeklilik sisteminin daraltılmasına toplumun geniş kesimlerinin mesafeli olduğunu gösteriyor.
Adalet anlayışında üç farklı eğilim
Araştırmada katılımcılara hangi adalet ilkesini daha önemli gördükleri de soruldu. Yüzde 42’lik kesim, daha fazla emek veren ya da daha fazla katkı sunan kişinin daha fazla kazanmasını en önemli ilke olarak görüyor.
Yüzde 32, gelir ve servet farklarının çok büyümemesine öncelik veriyor. Yüzde 23 ise toplumun özellikle en zayıf kesimlerinin korunmasını en önemli adalet ölçütü olarak değerlendiriyor.
Geri Dön 27 Nisan 2026 Pazartesi Önceki Yazılar